Saydam nedir, Saydam ne demek

Saydam; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan.
  • Açık seçik, belirgin
  • Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.
  • Asetat.
  • Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

"Saydam" ile ilgili cümle

  • "Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti." - A. İlhan
  • "Karmaşık gibi gözüken sorun son günlerde saydam bir görünüş kazandı."

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.

Kimya'daki anlamı:

[Bakınız: geçirgen]

Saydam isminin anlamı, Saydam ne demek:

Erkek ismi olarak; İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne. Parlak, ışıklı. Kız ismi olarak; İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne. Parlak, ışıklı.

Bilimsel terim anlamı:

Işığın saçılmadan geçişine olanak veren (özdek).

fizik, aydınlatma: Işığı büyük ölçüde düzgün geçiren (cisim, nesne ve benzeri).

İngilizce'de Saydam ne demek? Saydam ingilizcesi nedir?:

 

slide, transparent

Fransızca'da Saydam ne demek?:

transparent, pellucide, clair

Osmanlıca Saydam ne demek? Saydam Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

şeffaf

Saydam anlamı, kısaca tanımı:

Saydam resim : Kolay anlaşılabilen resim.

Saydam tabaka : Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar, kornea.

Yarı saydam : Işığı geçiren fakat arkasındaki nesnelerin sınırlarını ve biçimini belirgin olarak göstermeyen.

Saydamlaşma : Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.

Saydamlaşmak : Belirgin, açık bir duruma gelmek. Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak.

Saydamlaştırma : Saydamlaştırmak işi.

Saydamlaştırmak : Saydam duruma getirmek, şeffaflaştırmak.

Saydamlık : Saydam olma durumu, şeffaflık.

Saydamsız : Saydam olmayan, ışığı geçirmeyen.

Saydamsızlık : Saydam olmama durumu, ışığı geçirmeme özelliği.

Yarı saydamlık : Işığı geçirmekle birlikte arkasındaki nesneyi belirgin olarak göstermeyen nesnelerin özelliği.

Geçme : Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

 

Görülme : Görülmek işi.

Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer.

Şeffaf : Saydam.

Transparan : Şeffaf.

Resim : Fotoğraf. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Açık gösterge, kesin sonuç. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Tören. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri.

Şekil : Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Biçim. Biçim. Anlatım biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim.

Asetat : Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.

Açık : Aralığı çok. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Örtüsüz, çıplak. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Çalışır durumda olan. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Engelsiz, serbest. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Boş. Kolay anlaşılır, vazıh. Belli bir yerin biraz uzağı. Belirgin bir biçimde.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Saydam ampul : Işığı ayırt edilecek derecede yaymayan ve renkli de olabilen saydam camdan yapılmış ampul.

Saydam atardamar : Göz kadehine giren mezenkim dokudan biçimlenen, doğumdan önce hemen tümüyle atrofiye uğrayan, embriyonel bir atardamar, hiyaloit arter.

Saydam bağlam : p gibi bir önermenin a adının belli bir geçişi için saydam bağlam olması, b gibi her ad için a = b olduğunda p içinde a nın söz konusu geçişi yerine b koymakla elde edilen önermenin p ile aynı doğruluk değerinde olması demektir.|| Krş.. saydamsız bağlam. Örn. 2+1 <2+2 önermesi, 2 adının her geçişi için saydam bağlamdır.

Saydam boya : (Resim) Resimde, çömlekçilikte bir renk ya da yüzey üzerine sürülen cam gibi saydam, renkli boya.

Saydam cisim : Işığı oldukça yüksek bir düzgün geçme çarpanı ile büyük ölçüde düzgün geçiren cisim.

Saydam gergi : Arkadan ışık verildiğinde, saydamlaşan ince bez ya da üzeri boyalı tül.

Saydam görüntülük : Saydam nitelikte geriden gösterim görüntülüğü.

Saydam kat : (karşılık.kornea), (Lat. cornu =boynuz): Göz yuvarlarının örten en dış örtünün saydam olan ön bölgesi; petek gözün herbiri ommatidyumunun dış saydam tarafı.

Saydam kılavuz : Kılavuzun saydam çeşidi.

Saydam pano : Önden ya da arkadan ışık verildiği zaman, saydamlaşan ince bir bez ile kaplı pano.

Saydam ile ilgili Cümleler

  • Deniz suyu saydam değildir.
  • Cam, saydam ve çok kırılgan bir maddedir.
  • Ben saydam bir göz küresi olurum; ben hiçbir şeyim; Ben her şeyi görürüm; Evrensel varlığın akımları beni dolaşır; Ben Allah'ın parçası ya da parçacığıyım.
  • Bu saydam sıvı zehir içerir.
  • Su saydamdır.
  • Bu saydam sıvı bir tür zehir içerir.

Diğer dillerde Saydam anlamı nedir?

İngilizce'de Saydam ne demek? : adj. transparent, clear, pellucid, hyaloid, liquid

Fransızca'da Saydam : clair/e, net/te, transparent/e

Almanca'da Saydam : n. Glasbaustein

adj. durchsichtig, hell, transparent

Rusça'da Saydam : adj. прозрачный