Scenical türkçesi Scenical nedir

  • Dekor veya manzara ile alakalı.
  • Sahne ile alakalı.
  • Tiyatral.
  • Manzara.
  • Doğal manzara ile alakalı.

Scenical ingilizcede ne demek, Scenical nerede nasıl kullanılır?

Scenic artist : Bezemleri boyayan kimse. Dekor kurucu. Sahne üzerinde dekorun kurulmasından sorumlu sanatçı. Dekorları boyayan ve biçimlendiren sanatçı. Boyacı. Sahne ressamı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Scenic beauty : Doğal güzellik.

Scenic gauze : Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Kalın tül.

Scenic plot : Bir oyunda kullanılacak dekorun sayısını ve sırasını gösteren hazır lanmış belge. Dekor dizelgesi.

Scenic railway : Manzara izleme yolculukları için özel tren. Manzara treni.

Damascening : Kakma işi. Kakmacılık. Menevişleme.

Obscenities : Müstehcenlik. İğrençlik. Yakışıksızlık. Ayıp. Açık saçıklık. Edebe aykırılık. Açık saçık laf. Fuhşiyat. Terbiyesiz sözler.

Scenic : Doğa filmi. Manzara. Sahne ile ilgili. Görünüş itibarıyla cazibeli olan. Doğal. Sahneye ait. Sahne. Manzaralı. Pitoresk. Doğal manzaralı.

Proscenia : Perde önü. Sahne önü.

Obscenity : İğrençlik. Açık saçıklık. Müstehcenlik. Müstehcen şey. Edebe aykırılık. Yakışıksızlık. Açık saçık laf. Fuhşiyat.

İngilizce Scenical Türkçe anlamı, Scenical eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Scenical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scenes : Olay. Rezalet. Sahne. Dekor. Faaliyet alanı. Olay yeri. Mizansen. Sahne dekoru.

Histrionic : Oyunculuğa ait. Sahneye ait. Aşırı duygusal. Tiyatroya ait. Histrionik. Yapmacık. Aktörlere ait.

Theatric : Tiyatro ile ilgili.

Lookout : Beklenti. Sakınmak. Gözetleme. Gözetleme yeri. Gözleme. İleriki olasılık. Gözcülük yapma. Nöbetçi. Ümit. Gözetleyici.

Theatrical : Teatral. Tiyatroluk. Tiyatroya ait. Sahte. Tiyatro özelliği taşıyan, tiyatroya gider özellikleri bulunan. Dramatik. Yapmacık. Abartılı.

Landscapes : Kır manzarası. Çevreyi güzelleştirmek. Araziyi düzenlemek. Peyzaj. Bahçe düzenlemek. Bahçeyi düzenlemek. Manzara resmi. Havali manzarası. Belirli bir bölgenin sunduğu doğal görüntü.

Scenery : Bir oyunun sahne üzerindeki görüşünü çevreleyen, panoların birleştirilmesiyle ortaya çıkan dekorun dipyüzeyi. Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Görünüm. Dekor. Sahne dekorları. Sahne dekoru. Dekor dipyüzeyi. Doğal manzara.

Scenic : Görünüş itibarıyla cazibeli olan. Sahneye ait. Manzaralı. Doğal. Sahne. Güzel manzaraları olan. Pitoresk. Doğa filmi. Doğal manzaralı.

Sceneries : Dekor. Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Doğal manzara. Görünüm. Sahne dekoru. Sahne dekorları.

Lookouts : Gözetleme. Kollama. Gözleği. Gözetleme yeri. Ümit. Nöbetçi. Gözcü. Beklenti. Sorun.

Scenical synonyms : misanthropical, prospects, scene, panoramas, beautiful, theatrics, panorama, raree show, outlook, prospect, misanthropic, landscape, bellevue, distrustful.

Scenical zıt anlamlı kelimeler, Scenical kelime anlamı

Ugly : Huysuz. Pis. Biçimsiz. Aksi. Tatsız. Fırtınalı. Nahoş. Aybacar. Kötü. Sakil.

Trustful : Saf. Herkese güvenen.