School türkçesi School nedir

  • Öğretmek.
  • Terbiye etmek.
  • Okul çalışanları ve öğrencileri.
  • Eğitmek.
  • Birdem.
  • Bilimyurdu.
  • Balık sürüsü.
  • Yetiştirmek.
  • Sürü halinde yüzmek (balık).
  • Ekol.
  • Tarz.
  • Okul binası.
  • Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır.
  • Ders vermek.
  • Okul.
  • Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Okula göndermek.
  • Okutmak.
  • Türlü bilgi, beceri ve alışkanlıkların belli amaçlara göre düzenli bir biçimde öğretildiği ve kazandırıldığı eğitim kurumu. öğrenci, öğretmen ve yöneticilerden oluşan eğitim topluluğu. bir bilim, felsefe ve sanat kolunda belirli nitelik ve özellikleri bulunan akım, biçim ve görüşe verilen ad.
  • Mektep.

School ile ilgili cümleler

English: After school, I go to an English school to practice English conversation.
Turkish: Okuldan sonra, İngilizce konuşma pratiği yapmak için bir İngiliz okuluna gidiyorum.

English: "Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Turkish: "Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi."

English: A high school student made this robot.
Turkish: Bu robotu bir lise öğrencisi yaptı.

English: Ali advised Mary not to drive too fast in a school zone.
Turkish: Ali Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.

 

English: A new school building is under construction.
Turkish: Yeni bir okul binası yapım aşamasında.

School ingilizcede ne demek, School nerede nasıl kullanılır?

School administration : Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı vb. işlerin tümüne verilen ad. Okul idaresi. Okul yönetimi.

School age : Okul çağı. Okul yaşı. Zihin ve beden gelişmesi bakımından durumları uygun bütün çocukların okula devam etmelerinin gerektiği ve yasayla saptanmış olan çağa rastlayan herhangi bir yaş.

School architect : Okul mimarı. Okul binalarının yapımı ve geliştirilmesi konularında uzman olan mimar.

School architecture : Okul binalarının büyüklüğü, eğitim ve öğretim bakımından görevselliği, ısıtma ve ışıklandırma durumu, güzelduyusal niteliği gibi sorunları inceleme ve uygulama konusu yapan mimarlık alanı. Okul mimarlığı.

School assignment : Ev ödevi.

School bell : Okul zili.

School bag : Okul çantası.

School calendar : Okul takvimi.

School bus : Çocukları okula götürmekte ve okuldan almakta kullanılan büyük otobüs. Okul taşıtı. Okul servisi. Okul otobüsü.

 

School book : Ders kitabı.

İngilizce School Türkçe anlamı, School eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak School ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Educates : Eğitimden geçirmek. Mürekkep yalamak. Öğrenim gördürmek.

Academe : Akademik çevre. Akademik ortam. Bilimsel öğrenimi olan kimse (özellikle öğretmen veya öğrenci). Akademik topluluk. Akademik çevreyi tercih eden.

Mood : Ruhi durum. Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa vb. Haleti ruhiye. Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk. Ruh hali. Keyif. Hava. Eğitim, gramer alanlarında kullanılır. Hal.

Grammar school : Orta öğretim okulu (ingiliz ingilizcesi). Lise (öğrencileri üniversiteye hazırlayan). (üniversiteye hazırlayan) orta dereceli okul. Gramer okulu. İlköğretim okulu (amerikan ingilizcesi). İlkokul. İlköğretim okulu. Orta dereceli okul.

Scold : Terslemek. Paylamak. Haşlamak. Darılmak. Azarlamak. Zılgıt vermek. Tanlamak. Çıkış yapmak. Çıkışmak.

Inculcating : Birşeyi tekrar ederek birinin kafasına yerleştirmek. Aşılamak. Telkinde bulunmak. Kafasına sokmak. Talim etmek. Telkin etmek. Tekrarlayarak kafasına sokmak.

Deliver a lecture : Ders anlatmak. Konferans vermek. Konu anlatmak.

Instructs : Haber vermek. Talimat vermek. Emir vermek. Bilgilendirmek. Yol göstermek. Direktif vermek. Görevlendirmek. Bilgi vermek.

Shoal : Kalabalık. Sürü halinde toplanmak ya da dolaşmak. Sığ yer. Sığlık.

School synonyms : religious school, nursing school, grad school, secretarial school, dance school, dancing school, direct grant school, school building, edify, teach, colleges, in fashion, civilising, instructing, inculcated, staff, chasten, lecture, methods, handle, tech, disciplines, coll, building, modalities, lectures, rebukes, riding school, conservatoire, flying school, primary school, school of fish, rebuking.

School zıt anlamlı kelimeler, School kelime anlamı

Night school : Gece bölümü. Gece okulu. Akşam okulu.

Day school : Gündüzlü okul. Yatısız okul. Gündüz okulu.

Inside : İçine. İç kısım. Gizli. Kodeste. İçerisine. İçeriye. İçinde. İçerisinde. Ç.

School ingilizce tanımı, definition of School

School kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To teach. An institution for learning. To educate at a school. A shoal. A multitude. To train in an institution of learning. A place for acquiring knowledge and mental training. As, the school of the prophets. An educational establishment. A place for learned intercourse and instruction. As, a school of fish.