Seğirmek nedir, Seğirmek ne demek

  • Genellikle vücudun bir yerinde deri ile birlikte derinin hemen altındaki kaslar hafifçe oynamak

"Seğirmek" ile ilgili cümleler

  • "Üç dört gün oluyor, sol gözümün alt kapağı seğiriyordu." - B. Felek

Yerel Türkçe anlamı:

Sindirmek.

Diğer sözlük anlamları:

Hafif kımıldamak, kıpırdamak, seğrimek.

Koşmak, seğirtmek.

Seğirmek kısaca anlamı, tanımı:

Seğirme : Seğirmek işi.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Deri : İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış.

Birlik : Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet.

 

Derin : Yoğun. İçten gelen. Yüzeyden içeri inen. Ayrıntılı. Uzun süren. Dip. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış.

Hafif : Önemli olmayan. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Etkisi az olan, sert karşıtı. Gücü az olan, belli belirsiz. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Güç veya yorucu olmayan, kolay.

Oynamak : Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Tiyatro eseri sahneye konmak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Kımıldamak, hareket etmek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Rastgele yön vermek, aldatmak. Tehlikeye düşürmek. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Film gösterilmek. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Sarsılmak, yeri değişmek. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Değişiklik göstermek. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

Diğer dillerde Seğirmek anlamı nedir?

İngilizce'de Seğirmek ne demek? : v. twitch, work

Fransızca'da Seğirmek : palpiter

Almanca'da Seğirmek : zucken

Rusça'da Seğirmek : v. вздрагивать, подергиваться, вздрогнуть, подернуться