Sea lilies türkçesi Sea lilies nedir

  • Deniz lalesi.
  • Denizlaleleri.
  • Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (echinodermata) alt filumundan, vücutları bir sap ile buna bağlı kollardan yapılmış bir çiçek gibi olan, kendilerini saplarıyla bağlayan, bazıları sapsız olan ve serbest yüzen, toplu halde yaşayan, sarı, kırmızı, yeşil, ak, esmer renkli olabilen, yenilenme yetenekleri yüksek, paleozoik devrinde yaşamış pek çok fosilleri bulunan, antedon (antedon), komatula (comatula) cinsleri iyi bilinen bir sınıf.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Sea lilies ingilizcede ne demek, Sea lilies nerede nasıl kullanılır?

Sea : Denizle ilgili. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Deniz. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Okyanus. Umman. Derya. Dalga.

Lilies : Zambaklar. Zambak.

Sea air : Denizde bulunan taze tuzlu hava. Deniz havası.

Sea anchor : Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. Deniz demiri. Açık deniz demiri. Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz. Deniz çapası.

Sea anemon : Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins. Denizşakayığı.

 

Sea ape : Deniz su samuru. Deniz maymunu.

Sea anemone : Taçyaprağı şeklinde dokungaçları ve jelatinimsi gövdesi olan deniz polipi. Deniz şakayıkı. Denizgülü. Denizşakayığı. Deniz anemonu. Deniz şakayığı. Anemon. Sölenterlerden knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından dokunaçları oldukça kısa, kırmızı, mavi, yeşil renkli, yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins.

İngilizce Sea lilies Türkçe anlamı, Sea lilies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sea lilies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Crinoid : Denizlalesi.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Acacia : Akasya. Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza.

Sea lilies synonyms : a protein, abramis zone, aardwolf, abiotic environment, a site, abo blood groups system, a chromosome, crinoids.