Seasonings türkçesi Seasonings nedir

Seasonings ingilizcede ne demek, Seasonings nerede nasıl kullanılır?

Seasoning : Bahar. Baharat. Sos. Lezzet verme. Terbiye. Mevsimlendirme. Lezzet veren. Çeşni. Çeşnilik. Yemeğe tat katan şey.

Season ticket : Abonman bileti. Kesene kartı. Abonman. Sezonluk bilet. Kesenelere ilişkin işlemlerin düzenli yürütülmesi amacıyla, bu yöndeki koşulları tümüyle kapsayan ve uygulamaları sonuçlarıyla gösteren bilgi verici kart. Seyahat kartı. Abonman kartı. Seyahat pasosu. Mevsimlik bilet.

End of season sale : Bir sezon veya mevsimin sonunda gerçekleştirilen fiyat indirimi. Sezon sonu indirimi. Sezon satışları sonu.

In season and out of season : Sürekli. Yaz kış. İyi ve kötü zamanda. Devamlı. Ne zaman olursa olsun. Yerli yersiz. Her zaman. Sabah akşam. Olur olmadık. Vakitli vakitsiz.

Warm season plant : Sıcak iklim bitkisi. İlkbahar ve yaz aylarında gelişebilen bitki.

A word in season : Yerinde söz.

Basketball season : Basketbol sezonu.

Busy season : Yılın popüler zamanı. Çalışma sezonu. Yapılacak çok işin olduğu zaman periyodu.

Circus season : Sirk dönemi. Sirk gösterilerinin başlaması ile bitimi arasındaki, sirkin etkinlik dönemi.

After season : Mevsim sonu.

 

İngilizce Seasonings Türkçe anlamı, Seasonings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seasonings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Synthesis : Çözümleme yoluyla soyutlanan parçaların, özelliklerin ve ilişkilerin tek bir bütün içinde birleştirilmesi işlemi. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Basit yapılı moleküllerden karmaşık yapılı maddelerin elde edilmesi. Bileştirme. Ayrı ayrı düşünce ve duyum öğelerinin birleşip bir bütün oluşturması. türlü bulgu ve görüşlerin, genel bir düşünceye varmak amacıyla, karşılaştırılıp değerlendirilmesinden sonra birleştirilmesi işlemi. sözcük bölüklerinin bir araya getirilerek okunması. İstihbarat sentezi. Bileştirim. Birden çok öğenin bağımsızlığını yitirerek yeni bir bileşim oluşturan birliği ya da birden çok öğeyi bireştirme işlemi. Bir birleşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki birleşiklerden elde etmeye yarayan tepkileşim ya da tepkileşimler dizisi. Bir bileşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki bileşiklerden elde etmeye yarayan tepkime ya da tepkimeler dizisi.

Mayday : Tehlike. Fransızca m'aidez'den türetilmiş gemi yardım çağrısı. Mayday telsizle yapılan uluslararası imdat çağrısı. İmdat işareti. Yardım sinyali. Acil durum uyarısı. İmdat (telsizlerde). Bahar bayramı. Uluslararası 'tehlikeli durum' sinyali.

Culture : Tarihsel toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün özdeksel ve tinsel değerler ile bunları yaratmada, kullanmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü. Bakteri kültürü. Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Ekim. Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu. Biyoloji, eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bireyin üyesi olduğu toplumdan öğrendiği bilgi, gelenek, görenek, davranış, yasa, sanat, uygulayım, zanaat gibi özdeksel ve tinsel ürünlerden oluşan bütün. bk. kültür kalıtı, kültür alanı, altkültür, çevresel kültür, uygarlık, krş. halk kültürü, halkbilim. Üretme. Medenilik. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi.

 

Decencies : Namus. Ahlaklılık. Ilım. Ilımlılık. Edep. Anlayışlılık. İtidal. İncelik. Nezaket.

Deductive reasoning : Gerçeklerin düzenli olarak analiz edilmesiyle sonuca varan mantıklı düşünme. Tümdengelimli akıl yürütme. Tümdengelimli muhakeme. Tümdengelimli usa vurma. Tümdengelimli usavurma.

Springtide : İlkbahar. Heyecan. Şiddetli met hareketi. Denizin aşırı kabarması. Coşku.

Dressings : Giyme. Salata sosu. Pervaz. Sargı. Gübre. Dolma harcı. Yapının dış kısmı. Pansuman. Apre.

Garnish : Süslemek. Süslenmek. Haczetmek. Süs. Garnitür. Donatmak. Allayyıp pullamak. Garnitürle süslemek. Allayıp pullamak.

Intelligent : Yaman. Kültürlü. Anlaşılabilir. Anlaklı. Anlayışlı. Yetenekli. Kafalı. İzan sahibi. Usta. Zeki.

Cultivation : İşleme (toprağı). Belirli bir amaç için yetiştirmek. Geliştirme. Yetiştirme. Yetişme. Tarım. Toprağı işleme. Yetiştiricilik. İşleme.

Seasonings synonyms : logical argument, synthetic thinking, thought process, reasoning backward, line of reasoning, logical thinking, spicery, conjecture, decency, prevision, intellection, relish, flavors, civilities, breeding, spring, spicing, dressing, thought, dressages, enricher, bristly, verdures, medley, cerebration, youth, analytic thinking, line, flavour, argument, abstract thought, dressage, condiment.

Seasonings zıt anlamlı kelimeler, Seasonings kelime anlamı

Synthesis : Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bileştirme. Sentez. Bireşim. Basit yapılı moleküllerden karmaşık yapılı maddelerin elde edilmesi. İstihbarat sentezi. Birden çok öğenin bağımsızlığını yitirerek yeni bir bileşim oluşturan birliği ya da birden çok öğeyi bireştirme işlemi. Bir birleşiği öğelerinden ya da daha yalın yapıdaki birleşiklerden elde etmeye yarayan tepkileşim ya da tepkileşimler dizisi. Çözümleme yoluyla soyutlanan parçaların, özelliklerin ve ilişkilerin tek bir bütün içinde birleştirilmesi işlemi. Bileştirim.

Irrational : Akılsız. Yersiz. Akıldışı. Deli. Nedensiz. Saçma. Kaçık. Oransız. İrrasyonel. Mantıksız.