Seat belt türkçesi Seat belt nedir
- Emniyet kemeri (aut.).
- Emniyet kemeri.
- Koltuk kemeri.
- Kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt.
- Kemer.
- Emniyet gergisi.
Seat belt ile ilgili cümleler
English: Fasten your seat belt while driving.
Turkish: Araba sürerken emniyet kemerini bağla.
English: Ali pulled into the driveway, unfastened his seat belt and got out of the car.
Turkish: Ali arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.
English: Please make sure your seat belt is fastened.
Turkish: Lütfen emniyet kemerinizin takıldığından emin olun.
English: Ali unbuckled his seat belt and got out of the car.
Turkish: Ali emniyet kemerini açtı ve arabadan indi.
English: Fasten your seat belt when you drive.
Turkish: Araba kullanırken emniyet kemerinizi bağlayın.
Seat belt ingilizcede ne demek, Seat belt nerede nasıl kullanılır?
Seat : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yerine oturtmak. Oturma yerini onarmak. Almak (salon). Yuvasına oturtmak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Oturacak yer. Oturağını tamir etmek. Merkez.
Belt : Kuşak. Kayış. Kemer. Kemer bağlamak. Sarmak. Kemerle dövmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Yumruk indirmek. Kemer takmak. Kuşakla bağlamak.
Fasten seat belts : Emniyet kemeri takmak. Kemerlerinizi bağlayın.
Fasten your seat belt : Emniyet kemerinizi takınız.
Fasten your seat belts : Emniyet kemerinizi takınız. Kemerini bağla (uçakta, otomobilde, vb.).
Wear a seat belt : Emniyet kemeri bağlamak.
İngilizce Seat belt Türkçe anlamı, Seat belt eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seat belt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Band : Mızıka. Şerit yapmak. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Ses frekansı aralığı. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Frekans bandı. Kayış. Orkestra. Bağlamak. Bando.
Safety belt : Emniyet bel kemeri. Güvenlik kuşağı.
Archways : Kemer altı yolu. Kemerli giriş. Kemerli yol. Kemeraltı yolu. Kemeraltı. Kemerli geçit. Üstü kemerli geçit.
Cestus : Korse. Kuşak.
Arches : Ayak tabanı kemeri. Kavis. Kemerler. Taban çukuru. Yay.
Safety strap : Emniyet çemberi. Emniyet kayışı. Koruma kayışı. Güvenlik kayışı. Emniyet bantı. Nesneleri emniyetli bir şekilde bir yerde tutan kemer.
Archway : Kemerli giriş. Kemeraltı. Üstü kemerli geçit. Kemer altı yolu. Üst kemerli geçit. Kemeraltı yolu. Kemerli yol. Kemerli geçit.
Cinctured : Kuşak. Çevrelemek. Sarmak. Kuşatmak. Pervaz. Dolamak.
Shoulder belt : Omuz kayışı. Hamaylı.
Seat belt synonyms : lapbelt, anticline, cincturing, cinctures, arcuation, belts, safety harness, barrel vault, lap belt, arch, seatbelt, arc, cincture, belt.

Bu kısımda Seat belt kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seat belt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seat belt anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seat belt ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.