Sebep nedir, Sebep ne demek

Sebep; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey

"Sebep" ile ilgili cümle

  • "Her medeniyet çöküş sebeplerini kendi içinde taşır." - C. Meriç

Sebep tanımı, anlamı:

Sebep olan sebepsiz kalsın : Herhangi bir kötü duruma yol açanların yoksul duruma düşmeleri istendiğinde kullanılan bir ilenme.

Sebep olmak : Neden olmak, yol açmak.

Sebep bilimi : Neden bilimi.

Ağırlaştırıcı sebep : Verilecek cezanın arttırılmasını gerektiren durum veya olay, ağırlaştırıcı neden.

Hafifletici sebep : Suçun hafiflemesine sebep olan durum veya olay, hafifletici neden.

Mucip sebep : Gerekçe.

Mücbir sebep : Herhangi bir kimse tarafından alınacak önlemlere karşı, önüne geçilmesi olanaksız, borcun yerine getirilmesine engel, borçlunun iradesi dışında beklenmedik olaylar.

Sudan sebep : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak sebep.

Savaş sebebi : Ülkeler arasında savaş ilanına yol açan olay veya konu.

Varlık sebebi : Var oluşun sebeplerini irdeleyen ve araştıran düşünce, varlık nedeni.

Sebep bilimsel : Neden bilimi ile ilgili, etiyolojik.

Sebeplenme : Sebeplenmek işi.

Sebeplenmek : Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.

Sebepli : Sebebi olan.

Sebepli sebepsiz : Hiçbir dayanağı yokken, sebebi olsun veya olmasın, nedenli nedensiz.

 

Sebepsiz : Bir sebebi olmadan. Sebebi olmayan, nedensiz.

Sebepsiz kalmak : Yoksul bir duruma düşmek.

Sebepsiz yere : Boşuna.

Sebepsizce : Bir sebebi olmaksızın.

Bulunma : Bulunmak işi.

Açan : Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

Sebep değişkeni : Bağımsız değişken.

Sebep olan sebepsiz kalsın : herhangi bir kötü duruma yol açanlar için kullanılan bir ilenme.

Sebep yakıştırma : (Söz sanatı terimi) Bir şeyin meydana gelmesine hayalden bir sebep gösterme.

Sebeplendirme : Sebeplendirmek işi.

Sebeplendirmek : Sebeplenme işini yaptırmak.

Sebepsizlik : Sebepsiz olma durumu.

Sebep ile ilgili Cümleler

  • Sebep ne olabilirdi?
  • Yoğun yağış bütün trenlerin durmasına sebep olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
  • Sebep nedir sizin istemenize göre mi olacak olaylar?
  • Sebep nedir?
  • Soruna sebep olanın biz olmadığından emin olmak istedim.
  • Sebep açık.
  • Fiziksel dünya olayların karmaşık ağıdır ve hiçbir şey tek bir sebeple gerçekleşmez.
  • Neden onu yapmamaya karar verdiğimizin çeşitli sebepleri vardı.
  • İyimserlik için çok az sebep var.
  • sebep nedir ve nasıl kapalı konuşulur ve neden kapalı konuşulur?
  • Ali oldukça çok soruna sebep oldu.
  • Sebep bir hastalık değildir.
  • Soruna sebep olmadığımızdan emin olmak istedim.
  • Sebep açıktır.
 

Diğer dillerde Sebep anlamı nedir?

İngilizce'de Sebep ne demek? : n. reason, cause, occasion, ground, subject, why, account, causation, consideration, inducement

Fransızca'da Sebep : cause [la], raison [la], matière [la], motif [le], pourquoi [le], sujet [le]

Almanca'da Sebep : n. Anlass, Beweggrund, Grund, Ursache, Veranlassung

Rusça'da Sebep : n. причина (F), повод (M), мотив (M), обстоятельство (N), вина (F)