Sefalotoraks nedir, Sefalotoraks ne demek

Sefalotoraks; Biyoloji, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: başlıgöğüs].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Pentastomida’larda, birçok kabuklularda ve kimi Chelicerata’larda baş ve göğüsün birleşmesiyle meydana gelen bir önceki tagmatayla sınırı belirgin olmayan fonksiyonel yapı.

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: başlı-göğüs].

Teknik terim anlamı:

Baş ve göğsün kaynaşmış biçimi.

Sefalotoraks anlamı, tanımı

Sefa : Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma. Eğlence, zevk, neşe

Pentastomida : Dil solucanı.

Chelicerata : Vücutları gnathostoma ve idiosoma olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş, kapitulumda üç eklemli bir çift keliser ve birkaç eklemden oluşmuş pedipalpleri bulunan, anten ve alt çeneleri bulunmayan, karada yaşayan türleri trake solunumu yapan, solunum sistemi olmayan türlerde deri solunumu görülen, erkek ve dişi genital organları ayrı bireylerde bulunan Artropoda alt filumu.

Fonksiyonel : İşlevsel. Bir kimyasal fonksiyon ile ilgili.

Kabuklular : Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı.

Başlıgöğüs : Kabuklu hayvanlarda, örümceklerde ve akreplerde baş ile göğüs bölgesinin birleşmesinden oluşan bölge. Sefalotoraks.

 

Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.

Pentastom : Pentastomida sınıfında bulunan bireyler, pentastomit.

Birleşme : Birleşmek işi.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Başlıg : Başlık, bk. başlug.

Önceki : Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Öncek : İş önlüğü. Bebek önlüğü. Peştemal. Eteklik. Önce, önceden. Önlük, peştemal. Kadınların çalışma sırasında bellerine doladıkları peştemal. (Alayunt Kütahya). Dikdörtgen biçiminde kadın iş önlüğü. (Yalvaç Isparta). Önlük.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

 

Diğer dillerde Sefalotoraks anlamı nedir?

İngilizce'de Sefalotoraks ne demek ? : cephalothorax