Sekmek nedir, Sekmek ne demek
- Tek veya iki ayak üzerinde sıçramak.
- Atılan bir nesne bir yere dokunduktan sonra sıçrayarak gitmek.
- Aralık vermek

- Bir yere, bir cisme çarparak yön değiştirmek.
- Tek veya iki ayak üzerinde sıçrayarak ilerlemek.
"Sekmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Taş seke seke gözden kayboldu."
- "Mermi sekti."
- "Evden yola, yoldan eve varabilmek için evvelce yerleştirilmiş iri kayalar üzerinde sekmek gerekirdi." - H. Taner
- "Hastanın ateşi bir gün bile sekmedi."
Yerel Türkçe anlamı:
Çekmek
Merdiven, merdiven basamağı.
Yüksek, tümsek yer
Çiçek motiflerinin kıyı çizgilerini istenilen renkteki ipliklerle ilmekleyerek belirtmek (halıcılıkta) : Sekmeyi usta işçiler yapar.
Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle
Atlamak.
Az topallamak.
[Bakınız: seki]
[Bakınız: seki]
Merdiven.
[Bakınız: sekmen-2]
Ayak takılmak, tökezlemek.
Basamak
Bilimsel terim anlamı:
Bir bacak üstünde zıplamak.
Almanca'da Sekmek ne demek?:
hinken
Sekmek anlamı, kısaca tanımı:
Kargasekmez : Çok ıssız, sarp (yer).
Sekme : Sekmek işi.
Ayak : Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Basamak. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Halk edebiyatında uyak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Göl ayağı. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri.
Sıçramak : Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek. Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak. Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak.
İlerlemek : Vakit geçmek. Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terfi etmek, terakki etmek. Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak. Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek.
Atıl : Etkisiz, işe yaramaz. Tembel. Süreduran. İşsiz, aylak.
Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.
Değiştirmek : Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.
Aralık : Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Uygun, elverişli durum, fırsat. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Ara. Yarı açık, tam kapanmamış. Tuvalet. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri.
Aralık vermek : Yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak. harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.
Vermek : Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Satmak. Tespit etmek. Kazandırmak, katmak. Ayırmak, harcamak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Doğurmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Ödemek. Dayamak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ondan bilmek, atfetmek. Yaymak. Herhangi bir duruma yol açmak. Bırakmak veya bağışlamak. Sahip olmasını sağlamak.
Diğer dillerde Sekmek anlamı nedir?
İngilizce'de Sekmek ne demek? : v. hop, leap, ricochet, skip, bounce, rebound, skim, trip
Fransızca'da Sekmek : ricocher
Almanca'da Sekmek : v. hüpfen
Rusça'da Sekmek : v. скакать, прыгать, прыгнуть, запрыгать

Bu kısımda Sekmek nedir? Sekmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sekmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sekmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.