Selüloz nedir, Selüloz ne demek

Selüloz; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat (C6H10O5)

Biyoloji'deki anlamı:

Bitki hücre duvarının esas yapısını oluşturan ve glikozdan yapılmış bir polisakkarit.

Kimya'daki anlamı:

Dallanmadan düz zincirlerle β-1,4 glikosidik bağlarla bağlanmış 3000 den fazla glukoz biriminin oluşan suda çözünmeyen, amonyaklı bakır II hidroksitte çözünen , bitki hücresi cidarının esas bileşeni , pamuğun tamamı ve odunun %50’sini oluşturan, kontrollü hidrolizle selobiyoz, tam hidrolizi ile glukoz elde edileen beyaz bir katı polisakkarit.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Doğada bitkilerin göze zarlarında bulunan özdek, ağaç elyafı; film tabanlarındaki selüloz asetat ile selüloz nitratın temel özdeği.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bitki hücre duvarının esas yapısını oluşturan ve oldukça sağlam bir yapısı bulunan, glikozdan yapılmış bir polisakkarit.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bitkilerde hücre duvarının yapısında yer alan yapısal bir homopolisakkarit olup D-glukozların beta-1-4 glikozidik bağlarla bağlanmış düz bir polimeri.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

(Lat. cellula = küçük göze) Bitki gözelerinin duvarlarının temelini meydana getiren bir karbohidrat; (C6 H10 O5) n:

Bilimsel terim anlamı:

(C6H10O5)n; bitkilerin, glikozu dirilkimyasal tepkimelerle çoğuzlaştırmasıyla oluşan, işleyimde yaygın olarak kullanılan bir karbonhidrat.

İngilizce'de Selüloz ne demek? Selüloz ingilizcesi nedir?:

cellulose

Osmanlıca Selüloz ne demek? Selüloz Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hüceyrât-ı nebâtiye

Selüloz hakkında bilgiler

Selüloz (C6H10O5)n, bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat.

Selüloz bitkinin sert ve kuvvetli olmasını sağlar, otçul hayvanlar selülozu sindirebilirler bunun nedeni ise bağırsaklarında yaşayan simbiyoz bakterileri, protozoa türleri ve odun yiyen bazı böcek türlerinin salgıladıkları selülaz enzimidir. Selüloz sanayide cmc adıyla seramik yapımında, boya üretiminde üstün film yapıcılığı sayesinde ekonomik oluşuyla da tercihen kullanılmaktadır.Glikoz moleküllerinin ters bağlanması sonucunda oluşmuşlardır. Hayvanlar selülozu enerji verici olarak kullanamazlar. Selüloz suda çözünmez ve iyotla reaksiyon vermez.

 

Selüloz anlamı, tanımı:

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Küçük oda. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Önemli. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Büyük abdest. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

Yapay : Yapmacık. Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı.

İpek : Bu telden yapılmış. İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok ince, esnek ve parlak tel.

Patlayıcı : Patlama özelliği olan (madde).

Madde : Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.

Karbonhidrat : Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.

Selülozik : İçinde selüloz bulunan.

Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

Sert : Güçlü kuvvetli. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız.

Kuvvetli : Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Etkili. Sağlam, dayanıklı olan. Saygın, nüfuzlu. Çok etkileyici. Görevini iyi yapan, keskin. Üstün, donanımlı.

Otçul : Otobur.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Selüloz asetat : Yaklaşık 60-97 °C arasında yumuşayan ve 260 °C’de eriyen selülozun asetik asit esteri olan beyaz pulcuklar veya toz halinde, termoplastik bir reçine. Asit anhidritlerin selülozu etkimesinden elde edilen ester; asetat tabanın temel özdeği.

Selüloz asetat butirat esteri : Saflandırılmış selulozun asetik asit ve butirik asit ve bu asitlerin anhidritleri karışımları ile muameleri sonucunda oluşan seluloz esteri,su adsorpsiyonu az olan, beyaz, palet veya tanecikler halinde termoplastik bir reçine.

Selüloz gum : Karboksimetil selüloz.

Selüloz incelticisi : Selüloz boyası ve verniği ile kullanılan eritici-inceltici sıvı.

Selüloz lakı : Uygun çözücü karışımında nitro-selüloz ya da asetil selüloz ile hazırlanmış lak.

Selüloz matı : Selüloz verniği sürerek ağaçta mat görüntü sağlayan katman oluşturmak.

Selüloz nitrat : Selülozun nitrik asit esteri; nitrat tabanın temel özdeği.

Selüloz pudrası : Odunumsu bitki maddelerinden kâğıt hamuru olarak elde edilen alfa selülozun işlenmesiyle hazırlanan mekanik olarak ayrılmış, saflaştırılmış selüloz.

Selüloz sindirim deneyi : Ön mide mikroflorasının sellulotik etkinliğini araştırmak için yapılan deney.

Selüloz triasetat : Selüloz asetatın bir çeşidi; triasetat tabanın temel özdeği.

Diğer dillerde Selüloz anlamı nedir?

İngilizce'de Selüloz ne demek? : n. cellulose

Fransızca'da Selüloz : cellulose [la]

Almanca'da Selüloz : n. Zellulose

Rusça'da Selüloz : n. целлюлоза (F), клетчатка (F)