Semi; Anatomi, Veteriner, Biyoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yarım, yarı.

Biyoloji'deki anlamı:

Latince yarım anlamına gelen ön ek.

 

Semi ile ilgili Cümleler

  • Seminer nasıldı?
  • A module is said to be semisimple if it is the sum of simple submodules.
  • Bir modül basit alt modülün toplamı ise semisimple olduğu söylenir.
  • Lütfen bu mesajı seminer bilgisiyle birlikte şirketinizdeki uygun yöneticilere gönderin.
  • Bu seminerde bize katılabileceğini umuyoruz.
  • Ben seminere katıldım.

Semi hakkında bilgiler

Semî (Arapça السميع), İslam'da bir kavram olan ve Kur'an'da geçen Allah'ın 99 adından biridir. Semî işiten, işitme kuvvetine sâhip olan ve işitme gücünü verendir. O, hiçbir şartla ve kayda bağlı olmaksızın işitir. Herşeyi işiten, kullarının niyazını kabul eden demektir.

Semi ile ilgili Atasözü veya Deyim

ağanın gözü öküzü semiz eder : “ana babalar çocuklarına, mal sahipleri de mallarına iyi bakarlarsa iyi sonuçlar alınır” anlamında kullanılan bir söz.

Semi kısaca anlamı, tanımı

Barbus semifasciolatus : Yeşil barbus

Bursa seminalis : Dişi genital kanatlardaki döllenme odası.

Duktus semisirkulares : Yarım dare kanalları.

Eksternal seminal vezikül : Yassı solucanlarda Vas deferensin sirrus kesesine açılmadan önce yaptığı ve sperm depo edilen genişleme.

Emir semir : Hayal meyal, belli belirsiz görünen şeyler hakkında kullanılan bir zarf.

Hemidopsis semitaeniatus : Yarım çizgili neon.

İnternal seminal vezikül : Yassı solucanlarda sirus kesesi içerisinde bulunan ejakülatör kanalın genişlemesi. Yassı solucanlarda sirrus kesesi içerisinde bulunan spermin depo edildiği ejakulatör kanalın genişlemesi.

Kanales semisirkulares ossei : Kemikten yarım halka kanalları.

Kollikulus seminalis : Meni tepeciği.

Linea semilunaris : Atgillerin üçüncü parmak kemiğinin facies solearis’ini ikiye ayıran çizgi.

Muskulus semimembranozus : Uyluğun arka ve iç tarafında m. semitendinosus’un arkasında yer alan kas.

Muskulus semispinalis kapitis : Başın ve boynun kaldırılmasında görev yapan kas.

Muskulus semispinalis torasis : Omurgayı tespit eden, etçillerde olmayan kas.

Muskulus semitendinozus : Uyluğun arka ve yan tarafında, m. biceps femoris ile m. semimembranosus arasında yer alan kas.

Plika seminularis : Arcus palatoglossus ile arcus palatopharyngeus arasında bulunan, kemer biçimindeki mukoza dürümü.

Plika seminularis konjunktiva : Orta göz açısında bir conjunctiva dürümünden ibaret zar.

Pulmonal semilunar kapaklar : Sağ karıncıktan pulmonal atardamara açılan yerde bulunan, kanın karıncığa geri dökülmesini engelleyen kapaklar.

Receptaculum seminis : Bakınız: sperma kabul odası. Parazitlerde bulunan ve çiftleşmeden sonra yumurtalar olgunlaşana kadar spermaların geçici olarak saklanmak üzere depolandıkları kese.

Semi hollow body : Alt ve orta taraflarının içi dolu, üst tarafı boş ve boş tarafında bir adet F deliği içeren elektro gitar gövdesi türü.

Semidemersal : Suyun dip kısmına yakın ve su zeminiyle bağlantısı olmaksızın pelajik olarak yaşayan, semipelajik.

Semidin çevrilmesi : Molekülün yalnızca yarısının çevrildiği, benzidin çevrilmesinin özel bir tipi. RC6H4NHNHC6H4R ->RC6H4NHC6H3RNH2.

Semidinler : RC6H4NHC6H4NH2 bileşiğinde NH2 grubunun konumuna göre orto veya para aromatik aminler.

Semiha : Cömert, eli açık.

Semihaşakir : Ardahan ili, Çıldır ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Semik : Topuk.

Semikarbazit : Formülü NH2NHCONH2, e.n. 96 °C olan, suda çözünen eldehit ve ketonlar için renksiz kristal yapıda bir ayıraç. Hidrazin karboksamik, aminoüre, karbomoilhidrazin.

Semikarbazon : Formülü R2C=NNHCONH2 (burada R bir H atomu olabilir) olan aldehit veya ketonların semikarbazit ile kondensasyon ürünü.

Semikonservatif replikasyon : DNA çift sarmalının açılıp her bir zincirin tamamlayıcısının yeniden sentezlendiği yani yeni sentezlenen DNA çift sarmalında bir zincirin eski DNA’dan geldiği, ikinci zincir ise yeni sentezlenen zincir olduğu replikasyon olayı.

Semilunar kapakçık : Aorta başlangıcında ve trunkus pulmonalise açılan delikçikte yer alan yarım ay biçiminde kapakçık.

Semilunaris : Yarım ay biçiminde olan.

Semilüksasyon : Kısmi çıkık.

Semimembranozus : Yarı zarsıl.

Semin : Çok değerli.

Seminal : Spermaya ait, spermayla ilgili, seminalis. Spermayla ilgili, meni kabilinden, spermalı, tohum cinsinden.

Seminal kanal : Spermlerin içinde bekletildiği bezin kanalı.

Seminal plazma : Ek salgı bezleri tarafından salgılanan ve spermatozoonların hareketi için gerekli enerji maddelerini içeren, onları içerisinde asılı tutan ve spermanın pH değişimlerini önleyen, tamponlama vazifesi gören, spermanın spermatozoa dışında kalan sıvı kısmı.

Seminal vezikül : Glandula vezikülaris.

Seminal vezikülitis : Veziküla seminalis’in yangısı, spermatosistitis, vezikülitis seminalis, spermiosistitis. Koyun, keçi ve domuzlarda Brucella melitensis ve Brucella suis'in oluşturduğu bruselloziste gözlenir.

Seminalis : Seminal.

Semine : Bakınız: Semin.

Seminer kitaplığı : Üniversitede, merkez kitaplığa bağlı, belli konulardaki dermelerle hizmet sunan küçük kitaplık.

Seminifer : Seminiferus.

Seminifer tübüller : Er bezinin parenkim dokusunda spermatozoonların üretilip taşındığı kanalcıklar.

Seminiferus : Sperma taşıyıcı; spermayı iletici. Sperma yapıcı, sperma oluşturan, seminifer.

Semink : El gergin durumdayken başparmakla işaretparmağı arasındaki uzaklık.

Seminom : Spermatogenik seriden, bazal spermatogoniumlardan gelişen çoğunlukla iyicil testis tümörü. Başta köpekler olmak üzere tüm türlerde özellikle yaşlı hayvanlarda ve inmemiş testislerde daha çok dikkati çeker.

Semipelajik : Semidemersal.

Semiplasenta : Yarım plasenta.

Semir : 1.Sıradağ. 2.Yamaç. Şişman: Bizim inek semir. Arkadaş. Nitelikli. Yamaç, dağ silsilesi.

Semiramis : Mitolojide güvercinlerin hayatını kurtardığı kız çocuğunun adı. Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçelerini kurduran Asur kraliçesi.

Semiray : Nitelikli insan.

Semire : Bakınız: Samire.

Semirek : Şişmanlama, semirme.

Semirik : Bir çeşit ot. Şişmanlamış, semirmiş.

Semirsek : Bir çeşit kıymalı börek.

Semirtgen : Çıktığında o kimsenin şişmanlıyacağına inanılan sivilce.

Semispinalis : Yarı dikensi çıkıntıya ait olan.

Semişga : Ayçiçeği tohumu.

Semitendinozus : Yarı kirişsel.

Semivejetaryen : Beslenmesinde çok az miktarda balık ve/veya tavuğa da yer veren kişi.

Semiye : Sermaye. Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.

Semiyolog : Semiyoloji uzmanı.

Semiyotikal : Belirtiye ait, hastalık arazına ait olan.

Semizimek : Semizleşmek, tavlanmak, semirmek.

Semizköy : Balıkesir şehri, Balya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Semizletme : Semizletmek işi.

Semizletmek : Semizleme işini yaptırmak.

Semizlik otu : Semizotu.

Semizot : Semizotu.

Semizotugiller : Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, semizotu, ipek çiçeği ve benzerleri bitkileri içine alan familya.

Tubuli seminiferi kontorti : Kıvrıntılı tohum borucukları.

Tubuli seminiferi rekti : Düz tohum borucukları.

Tubulus seminifer konvolutus : Kıvrıntılı tohum borucukları.

Ultra semi scope : Japon geniş görüntülük işlemi.

Vesicula seminalis : Bakınız: sperm kesesi. Bakınız: sperma kesesi.

Veziküla seminalis : Glandula vezikülaris.

Vezikülitis seminalis : Seminal vezikülitis.

Semih : Cömert.

Seminer : Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı. Üniversitelerde öğretim elemanının yönetimi altında öğrencilerin yaptıkları araştırmalarla ilgili rapor hazırlama, tartışma biçiminde yürütülen grup çalışması.

Semirgin : Tembellikten yağ bağlayan, semiren (kimse). Semirmekten dolayı hareketleri ağırlaşmış (kimse).

Semirme : Semiz duruma gelme.

Semirmek : Besili, yağlı bir duruma gelmek, semizlemek, şişmanlamak.

Semirtme : Semirtmek işi.

Semirtmek : Besili, yağlı bir duruma getirmek, semizletmek.

Semitik : Yahudi.

Semitizm : Yahudi taraftarlığı.

Semiyoloji : Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen hekimlik dalı. Gösterge bilimi.

Semiyolojik : Semiyoloji ile ilgili.

Semiyotik : Gösterge bilimi. Gösterge bilimi ile ilgili olan.

Semiz : Şişman. Eti, yağı çok olan, tavlı.

Semizce : Semiz gibi, semize yakın, semizi andıran.

Semizleme : Semizlemek durumu.

Semizlemek : Semiz duruma gelmek, semirmek.

Semizlenme : Semizlenmek durumu.

Semizlenmek : Semiz duruma gelmek, semiz olmak.

Semizleşme : Semizleşmek durumu.

Semizleşmek : Semiz duruma gelmek.

Semizlik : Semiz olma durumu, tav, semen.

Semizotu : Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki, semizot (Portulaca oleracea).

Diğer dillerde Sementum anlamı nedir?

İngilizce'de Sementum ne demek ? : cementum

Semi ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Semi nedir? Semi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Semi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Semi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...