Senkronize nedir, Senkronize ne demek

Senkronize; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Aynı zamanda vaki olma, birlikte hareket etme ve işleme, aynı tarihe ve saate isabet ettirme.

Senkronize hakkında bilgiler

Senkronizasyon, eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder. Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır. Bazı sistemler neredeyse eşzamanlı olduklarından plesiochronous olarak anılırlar. Kimi uygulamalarda, eşzamanlılık çok hassas olarak ele arasındaki farkın tespit edilmesi gerekir. Elektronik eşyalarda bilgi aktarımı için kullanılan bir bilgi alışverişi sitemi olarak kullanılır.

Senkronize anlamı, tanımı

Senkron : Eş zaman, asenkron karşıtı

Senkroni : Eş zamanlılık.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Neredeyse : Hemen hemen. Kısa bir süre içinde.

Zamanlama : Zamanlamak işi.

Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

 

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Beşleme : Beşlemek işi. Tahmis. Bir gazelin her koşasının üstüne üçer dize ekleme. Eklenenler koşanın birinci dizesiyle uyaklanır. Eklenen dizeler, asıl koşanın iki dizesi arasına alınırsa "tanlı beşleme [es. t. tahmis-i mutarraf]" adını alır. [Bakınız: beşli].

Ettirme : Ettirmek işi.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Eşgüdüm : Belirli amaçlar için bütünleşen bilişim dizgeleri ya da çalışma takımları arasında, uyumun sağlanması ve ilişkilerin, en yüksek toplam verimi en kolay biçimde sağlayacak bir düzen içerisinde gelişebilmesi için iş ve eylem birliği gütme.

Tesadüf : Yalnız ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi. Rastlantı, rast geliş.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

 

Aktarım : Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

Parçalı : Birden çok parçadan oluşmuş. Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen, modüler.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

İşleme : İşlemek işi. Şiş, tığ, iğne ve benzerleri araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı, el işi. İnce ve süslü işlenmiş. Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Saat. hukuki tagyir. Mekanik işlemenin öteki adı. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Nicelenmiş verileri elle, işleteçler ya da elektrikli araçlarla işlemden geçirerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleme.

Diğer dillerde Senkronize anlamı nedir?

İngilizce'de Senkronize ne demek ? : synchronize