Sergili satak nedir, Sergili satak ne demek

Sergili satak; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak.

Herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak.

Sergili satak kısaca anlamı, tanımı

Sata : Üzüm salkımı

Satak : Çarşı. Grip, nezle gibi salgın hastalık. pazar. piyasa. -ederi: piyasa fiâtı. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Eskiden, eşya ve öteberi satılan çarşı ve pazar yeri.

Sergili : Ulufe dağıtımında hazır bulunup parasını doğrudan kendisi alan süvari. Gaziantep kenti, Oğuzeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sergi : Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer. Yaygı, kilim. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.

Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.

Kurulmak : Kurma işine konu olmak veya kurma işi yapılmak. Övünür biçimde davranışlarda bulunmak, kasılmak. Rahatça oturmak, yerleşmek.

 

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Süreler : Vergi işlemlerinde ve vergi anlaşmazlıklarında yasasında sınırlanan ölçülere göre uygulanan süreler.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Bir ken : Bir kez. Bir kere, bir defa.

Kurulma : Kurulmak işi.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Diğer dillerde Sergili satak anlamı nedir?

İngilizce'de Sergili satak ne demek ? : fair