Series türkçesi Series nedir

  • Sıra.
  • Sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Gözlemleri bir sıra düzeni içinde sunan sıklık dağılımı.
  • Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  • Dizi.
  • Dizi film.
  • Seriler.
  • Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. tv. birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri. konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  • Silsile.
  • Türküm.
  • Seri.
  • Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katmanlar.
  • Grup.
  • Zincir.

Series ile ilgili cümleler

English: Ali committed a series of murders.
Turkish: Ali bir dizi cinayet işledi.

English: I have had a series of misfortunes since then.
Turkish: O zamandan beri bir dizi talihsizlikler yaşadım.

English: His life was a long series of failures.
Turkish: Onun hayatı uzun bir başarısızlıklar dizisiydi.

English: I think that the Harry Potter series is longer than the Bible.
Turkish: Harry Potter serisinin İncil'den daha uzun olduğunu düşünüyorum.

 

English: He brought up a series of issues at the meeting.
Turkish: O, toplantıda bir dizi sorun getirdi.

Series ingilizcede ne demek, Series nerede nasıl kullanılır?

Series and data point : Seriler ve veri noktası.

Series card : Dizi ile ilgili bilginin yer aldığı katalog fişi. Dizi fişi.

Series circuit : Seri devre.

Series compensation : Seri denkleştirme. Seri dengeleme. Dizisel denkleştirme.

Series connection : Dizi bağlama. Seri bağlantılı. Seri bağlama. Seri bağlantı. Dizisel bağlantı.

Series motor : Ardışık motor. Seri motor. Seri motoru. Mıknatıssal alan oluşturan kangalları ile döngeni ardı sıra bağlanmış elektrik işlergesi.

Series in : Seri yeri. Serilerin yeri.

Series names in first column : Seri adları ilk sütunda.

Series lamp : Sıra bağlantıda kullanılmak üzere yapılmış lamba. Sıra bağlantılı lamba.

Series in reverse order : Ters sırada seriler.

İngilizce Series Türkçe anlamı, Series eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Series ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stations : Tayin etmek. Görevlendirmek. Yerleştirmek. Atamak.

Benches : Kürsü. Bank. Yargıçlık. Tezgah. Hakim kürsüsü. Baro.

 

Chains : Sınırlama. Boyunduruk. Ölçme zinciri.

Rash : Kurdeşen. Tedbirsiz. Döküntü. Kızarıklık. Gözüpek. Sabırsız. Düşüncesiz. İsilik. Kaşıntı.

Concatenation : Birleştirme. Birbirine bağlı olaylar dizisi. Bitiştirme. Birbirine bağlama. Ardışıklık. Art arda bağlama.

Batteries : Borda topları. Pil. Tavuk kafesleri dizisi. Piller. Akü. Kötü muamele. Atıcı (baseball terimi). Vurmalı çalgılar.

Cliffhangers : Çekişmeli yarışma. Heyecanlı dizi. Çekişme. En heyecanlı yerinde kesilen dizi film. Heyecan dolu yarışma. Heyecanlı resimli roman. Büyük çekişme. Heyecanlı yarış. Arkası yarın.

Crashing : Hızlı. Yoğun. Çarpışma. Çarpma.

Forming up : Hiza. Düzenleme. Düzen. Uyuşma. Ayarlama.

Battery : Elektrik akımı verilerek doldurulan, istenildiğinde ters yönde akım vererek, kimyasal erke biçiminde saklı bu erkeyi sınırlı bir süre için geri veren aygıt. Atıcı (baseball terimi). Göze takımı. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Atıcı beysbol. İki ya da daha çok elektrik gözesinin, elektriksel erke kaynağı olacak biçimde bağlanması. Akü. Pil. Kötü muamele.

Series synonyms : helium group, electromotive series, electrochemical series, stations of the cross, patterned advance, lanthanide series, array, gyving, succession, clans, chain, genealogies, bank, fellowship, lineage, cue, tetralogy, prompt, high speed, catenas, installment, clique, gyve, evolvement, progression, frequency, alignment, body, cluster, clump, ensemble, highest speed, clan.

Series zıt anlamlı kelimeler, Series kelime anlamı

Divergency : Açılma. I.protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış. Divergens. Iraksama. Fark. Fikir ayrılığı. Uyuşmazlık. Sapma ayrılma.

Convergence : Yaklaşma. Yakınlaşım. Bilgisayar, biyoloji, ekonomi, fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Tavan oturması. Yakınsaklık. İki ayrı halk kültürü, olay ya da ürününün zamanla birbirine benzemesi, bk. koşut gelişim. Kavuşma. Bir noktada birleşme. Yöndeşme. Yaklaşım.

Convergency : Kavuşma. Yakınsama. Yakınlaşma. Eğrilme.

Series antonyms : unconnectedness, divergence.

Series ingilizce tanımı, definition of Series

Series kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Course. A number of things or events standing or succeeding in order, and connected by a like relation. A succession of things. As, a continuous series of calamitous events. In Engler`s system of plant classification, a group of families showing certain structural or morphological relationships. It corresponds to the cohort of some writers, and to the order of many modern systematists. Order. Sequence.