Serpilmenin kuramsal karşılığı nedir, Serpilmenin kuramsal karşılığı ne demek

Serpilmenin kuramsal karşılığı; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir serpilmeyi oluşturan gözlemlerin tam bağıntı durumunda almaları gereken değerler ya da en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kestirimsel karşılıkları.

Serpilmenin kuramsal karşılığı anlamı, tanımı

Serp : Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya)

Serpil : Çapaşır sepeti. “İyi geliş, büyü, güzelleş” anlamında kullanılan bir isim”.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

 

Kuramsal : Kuramla ilgili, kuram durumunda bulunan, kuram niteliğinde olan, nazari, teorik, uygulamalı karşıtı.

Serpilme : Serpilmek işi.

Tam bağıntı : Bağımlı değişkende gözlenen değişmelerin tümüyle bağımsız değişkene bağlanabildiği ya da birlikte değişmeye ilişkin gözlemlerin tümüyle birlikte gidişim çizgisi üzerine düştüğü bağıntı durumu.

Karşılıklar : Belirli bir duruma gelen ya da gelmesi beklenen ancak niceliği kesinlikle kestirilemeyen ve girişim için bir borç niteliğinde görünen belirli bazı dokuncaları karşılamak amacıyla sayışımlarda yapılan ayırmalar.

Kestirim : Kestirme işi, tahmin.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Bağıntı : Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

Kestiri : Bir olay, bir deney ya da hesaplama sonucunu önceden kabaca bilme.

Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

 

Kestir : Yaman.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Bağın : İksa.

Diğer dillerde Serpilmenin kuramsal karşılığı anlamı nedir?

İngilizce'de Serpilmenin kuramsal karşılığı ne demek ? : estimated value of scatter