Sertleşmek nedir, Sertleşmek ne demek

  • Sert bir durum almak, katılaşmak
  • Bir kimsenin davranış veya sözleri sert, kırıcı olmak.
  • Erkeklik organı, içindeki damarlara kan dolması ile birlikte sert ve dik duruma gelmek.
  • Gücü artmak, zorlu bir durum almak.

"Sertleşmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İklim sertleşti."
  • "Yarı ağarmış yumuşak kumral sakal tersine dönerek diken gibi sertleşti." - R. N. Güntekin

Sertleşmek kısaca anlamı, tanımı:

Sertleşme : İçindeki damarlara kan dolması ile birlikte erkeklik organının sert ve dik duruma gelmesi, ereksiyon. Sertleşmek işi.

Sert : Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Titizlikle uygulanan, sıkı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Güçlü kuvvetli.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Katılaşmak : Katı duruma gelmek. İz bırakmak, belirgin duruma gelmek.

Artmak : Büyük heybe. Çoğalmak. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

Zorlu : Güçlü, kuvvetli, şiddetli. Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse). Zorbalık yapan. Zor, güç yapılan.

Erkeklik : Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü. Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Damar : Huy. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Soy, yaradılış. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Beraber.

 

Almak : İçine sığmak. Erkek, kadınla evlenmek. Gidermek, yok etmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Ele geçirmek, fethetmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Kazanç sağlamak. Görevden, işten çekmek. Yutmak, kullanmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Göreve, işe başlatmak. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Soldurmak. Çalmak. Birlikte götürmek. Satın almak. Kısaltmak, eksiltmek. İçeri girmesini sağlamak. Başlamak. Kabul etmek. Kazanmak, elde etmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Örtmek, koymak. Temizlemek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Tat veya koku duymak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Yolmak, koparmak. İçecek veya sigara içmek. Yol gitmek, mesafe katetmek.

Diğer dillerde Sertleşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Sertleşmek ne demek? : v. harden, toughen, stiffen, solidify, become hard, become tough, tighten, tighten up, indurate, get a hard on, have a hard on

Fransızca'da Sertleşmek : se durcir, s'affermir, se raidir, se scléroser, tourner au vinaigre

Almanca'da Sertleşmek : v. harschen, verharschen

Rusça'da Sertleşmek : v. твердеть, отвердевать, затвердевать, крепнуть, отвердеть, затвердеть, окрепнуть