Seruloplazmin nedir, Seruloplazmin ne demek

Seruloplazmin; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Altı adet bakır atomu içeren, koyu mavi renkte, ferroksidaz aktivitesine sahip olup ferro iyonlarını (Fe+2) ferrik iyonlarına (Fe+3) oksitleyerek demirin transferine bağlanmasını sağlayan, ayrıca kanda bakırın taşınmasını ve dokularda belirli düzeylerde bulunmasını sağlayan plazma alfa-2-globulini, ferroksidaz.

Seruloplazmin anlamı, tanımı

Ferroksidaz : Seruloplazmin

Transferin : Kan plâzmasında bulunan demir taşıyıcı protein. Kan plazmasında bulunan demir taşıyıcı bir protein. Karaciğerde sentezlenen serumdaki demiri bağlayan ve taşıyan glikoprotein yapısındaki serum beta-globulini, siderofilin, Tf.

Koyu mavi : Mavinin bir veya birkaç ton koyusu. Bu renkte olan.

Transfer : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma. Aktarma.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Aktivite : Etkinlik.

Taşınma : Taşınmak işi.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Bulunma : Bulunmak işi.

Ferrik : Fe veya Fe+3 olarak gösterilen artı üç değerine yükseltgenmiş demir. Demire ait, demirli.

Plazma : Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. [Bakınız: protoplazma]. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.

 

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Demiri : Gri. Bu renkte olan.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

 

Ferro : Fe(II) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır. Fe(II) veya Fe+2 olarak gösterilen artı iki değerlerine indirgenmiş demir.

Kanda : Değirmen bendi. Nerede, nereye.

İçere : İçeri.

Diğer dillerde Seruloplazmin anlamı nedir?

İngilizce'de Seruloplazmin ne demek ? : ceruloplasmin, caeruloplasmin