Serum albumin türkçesi Serum albumin nedir
- Metabolik ürünlerin taşınması ve ozmotik düzenlemede görevli, molekül ağırlığı 62000 olan, kan plazmasında bol bulunan bir protein.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Serum albümini.
Serum albumin ingilizcede ne demek, Serum albumin nerede nasıl kullanılır?
Serum : Damar dışına alınan kanın pıhtılaşması sonucu üstte kalan ve içinde fibrinojen ve bazı pıhtılaşma faktörleri bulunmayan sıvı. Kanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım. bazı hastalıklardan korunmak için ya da tedavi etmek üzere canlıya verilen sıvı. Öz sıvı. Kanın pıhtılaşma sonucu ayrılan sıvısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Serum. Özsıvı. Kanın, pıhtılaşmasından sonra hücrelerinden ayrılmış, açık sarı renkli sıvı kısmı.
Albumin : Suda çözünebilen, sıcaklıkla koagüle olabilen, doymuş tuz çözeltilerle çöktürülebilen protein. Yumurta akı. Yumurta akı, süt ve kan serumunda bulunan, ısıtılınca pıhtılaşan, suda çözünebilen basit bir protein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, bileşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, ısıtılınca pıhtılaşan, suda çözünebilen basit bir protein. Hayvan ve bitki kökenli sıvılarda ve dokularda bulunan, toplam kan proteinlerinin % 60ını oluşturan, plazmanın kolloit ozmotik basıncını düzenlemede görevli, suda erime ve sıcaklıkla pıhtılaşma özelliği gösteren, karaciğerde üretilen, beyaza yakın renkte, basit yapılı bir protein. Albumin. Albümin.
Serum glutamate oxaloacetate transaminase : Sgot. Aspartat transaminaz.
Serum glutamate pyruvate transaminase : Sgpt. Alanin transaminaz.
Serum hepatitis : Serum hepatitisi. Atlarda pasif bağışıklık sağlamak amacıyla at serumu veya doku emülsiyonları enjekte edildiğinde ortaya çıkan, asites, sarılık, seröz zarlarda ve böbrek kabuğunda kanamalar ve sinirsel belirtilerle belirgin hastalık.
Serum physiologic : Fizyolojik tuzlu su. Serum fizyolojik.
İngilizce Serum albumin Türkçe anlamı, Serum albumin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Serum albumin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Serum albumin synonyms : a cell, acacia, aardwolf, a chromosome, abramis zone, abacus bodies.

Bu kısımda Serum albumin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Serum albumin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Serum albumin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Serum albumin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.