Servis; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

 
  • Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti.
  • Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı.
  • Burada görevli kimselerin tümü.
  • Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü
  • Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer.
  • Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu.
  • Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.

"Servis" ile ilgili cümleler

  • "Önce arabayı servis garajına çektik." - Ç. Altan

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bakınız: hizmet

Bilimsel terim anlamı:

İller, ilçeler, bucak ve benzerleri gibi kamu görevi yapan kuruluşlar.

İngilizce'de Servis ne demek? Servis ingilizcesi nedir?:

department

Servis hakkında bilgiler

Bakınız: hizmet

Servis anlamı, tanımı:

Hizmet : Görev, iş. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam.

Servise çıkmak : Servis yetkilisi onarım yapmak üzere çağrılan yere gitmek. ulaşım aracı ile öğrencileri, çalışanları gidecekleri yere taşımak. bir iş yerinde çay, kahve dağıtımı gibi hizmetleri yapmak üzere dolaşmak. doktor hastaları durumlarını gözlemlemek üzere ziyaret etmek.

Servis atmak : Voleybol, masa tenisi vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşunu yapmak.

Servis etmek : Özel bir bilgi veya belgeyi haber kaynağı tarafından istenilen kurum veya kuruluşa göndermek.

Servis yapmak : Sofrada hizmet etmek ve yemeği dağıtmak.

Servis arabası : Lokantalarda müşteriye hizmet vermek üzere kullanılan tekerlekli araba. Bir iş yeri çalışanlarının veya öğrencilerin taşınması için hizmet veren araç, servis aracı.

Servis aracı : Servis arabası.

Servis asansörü : İş yeri, ev vb. yerlerde sadece malzemeleri taşıyan asansör. Bir kurum ve kuruluşta hizmet içi kullanılan asansör.

Servis istasyonu : Motorlu taşıtların benzin aldığı, bakımlarının yapıldığı, gerektiğinde alışveriş de yapılmış olan yer.

Servis kapısı : Otel, büyük ev veya apartmanlarda hizmetlilerin ve satıcıların kullandığı ayrı kapı.

Servis merdiveni : Bir kurum veya kuruluşta yalnızca hizmet için kullanılan merdiven.

Servis otobüsü : Bir kurum veya kuruluşun çalışanlarını taşımak için kullanılan otobüs.

Servis sayısı : Teniste rakibin karşılayamadığı, doğrudan doğruya sayı getiren servis.

Servis tabağı : Sofraya yemeğin getirildiği büyük tabak.

Servis takımı : Yemek takımı.

Acil servis : Sağlık kuruluşlarında acilen bakılması gereken hastaların ilk bakımlarının yapıldığı yer.

Gizli servis : İstihbarat servisi.

Yetkili servis : Ticari kuruluşların çeşitli bölgelerde kendilerini temsil etmeleri amacıyla görevlendirdikleri işletme. Alıcıların aldıkları ürünleri kurma, bakımlarını yapma, meydana gelen bozuklukları giderme gibi görevleri olan işletme.

Çay servisi : Çay dağıtımı.

İstihbarat servisi : Haber alma işlerini yürüten iş yeri.

Servi : Servigillerden, Akdeniz bölgesinde çok yetişen, kışın yapraklarını dökmeyen, 25 metre boyunda, ince, uzun, piramit biçiminde, çok koyu yeşil yapraklı bir ağaç, andız, selvi, servi ağacı (Cupressus sempenvirens).

Servisçi : Servis atan kimse. Servis yapan kimse. Servis arabasını kullanan kimse.

Servisçilik : Servisçi olma durumu.

Dağ servisi : Sedir.

Yer servisi : Yer çamı.

Sofra : Birlikte yemek yiyenlerin tümü. Genellikle tekerlek biçiminde, üzerinde yemek de yenebilen ayaklı hamur tahtası. Halı göbeğinde daire biçimindeki çiçekli bölüm. Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu. Anüs.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Yemek : Birine alacağını vermemek, ödememek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Kandırmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Isırmak. Başkasının parasını harcamak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Yasal yoldan cezalandırılmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Yemek yeme, karın doyurma işi.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Burada : Bu yerde.

Servis edilmek : özel bir bilgi veya belge haber kaynağı tarafından istenilen yayın organına gönderilmek.

Servis periyodu : İneklerin buzağılamalarıyla gebe kalmaları arasında geçen süre, açık periyot.

Servisektomi : Serviks uterinin operasyonla kesilip çıkarılması, trakelektomi.

Servisitis : Serviks yangısı.

Servis ile ilgili Cümleler

  • Servis otobüsüne binmelisiniz.
  • Bu yemeği tuzsuz servis edebilir misiniz?
  • Servis otobüsünü nerede beklemeliyim?
  • Servis bekleyen bayana baksana ne kadar da mahzun görünüyor değil mi? Yanına sonradan gelen hoca ona bugün çocuk senin bir sıkıntın olup olmadığını sordu mu diye soruyor.
  • Akşam yemeği ne zaman servis ediliyor?
  • Servis edilen her şeyi yemek için yeterli zamanım yoktu.
  • Arabam bozuk. Şimdi o serviste.
  • Ali kendisini acil serviste buldu.
  • Ali taksici olmadan önce okul servisinde şoförlük yapıyordu.
  • Ali Mary'yi acil servise götürdü.
  • Servis hızlı.
  • Bir otobüs servisi olmalı.
  • Servis temsilcisi problemi çözmeme yardım etti.

Diğer dillerde Servis anlamı nedir?

İngilizce'de Servis ne demek? : [Servis] v. serve, serve out; wait, help; tend

v. serve, wait upon; attend; do; answer; help; issue

n. toad eating

Fransızca'da Servis : service [le]

Almanca'da Servis : n. Aufschlag, Bedienung

Rusça'da Servis : n. служба (F), подача (F), обслуживание (N)

Servis ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Servis nedir? Servis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Servis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Servis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...