Sesil öbek nedir, Sesil öbek ne demek

Sesil öbek; Dil Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Ses yinelemesi veya uyaklılık meydana getiren kelime öbeği: pılı pırtı, ufak tefek gibi.

Sesil öbek anlamı, kısaca tanımı

Sesil : Bir gövde, sap, pedisel ve benzerleri yapılar olmaksızın doğrudan bir yere oturma. Bir sap veya ayakçıkla daimi olarak bir substrata tutunarak yaşayan. Sapsız. Bir gövde, sap, pedisel v.b. olmaksızın doğrudan doğruya kendini bir yere bağlayarak yaşayan

Öbek : Küme. Özne, yüklem veya çeşitli tümleçlerle birlikte kullanılan sözlerin bütünü. Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldız kümeleri.

Ses yinelemesi : Bir kelimenin heceleri, veya yanyana gelmiş kelimelerin ilk heceleri başında aynı sesin bulunması (SES YİNELEMELİ, Allitératif). Bir kelimenin heceleri, veya yan yana gelmiş kelimelerin ilk heceleri başında aynı sesin bulunması. Bir uyum etkisi sağlamak için aynı sesleri, aynı harfleri ya da aynı heceleri yineleme. Sonra dönen dönerken inleyen tekerlekler. (Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları).

Pılı pırtı : Eski eşya. Eşya.

Ufak tefek : Gerekli küçük eşya, araç gereç. Kısa ve zayıf. Çok gerekli olmayan, önemsiz. Sönük, zayıf. Çok yer kaplamayan, küçük.

 

Yineleme : Tekrarlama. Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması. Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması.

Yinelem : [Bakınız: dönem]. Anlatımı ve ses güzelliğini güçlendirmek ereğiyle bir sözcüğün yazıda sık sık kullanılması. Ör. / Büyüksün İlâhi büyüksün büyük / Büyüklük yanında kalır pek küçük (Ali Haydar).

Uyaklı : Uyağı bulunan, kafiyeli, mukaffa.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Tefek : 1.Asma. [Bakınız: tevek]. Kavun, karpuz, hıyar ve benzerleri bitkilerin yaprakları. Asma yaprağı. Üzüm asmasının taze filizi. Asma, üzüm ağacı. Filiz, asma filizi.

Pırtı : Değersiz şey, eşya. Basma ve ketenden yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. Eskimiş giysi. Ufak tefek ev eşyası.

Pırt : [Bakınız: port]. Tavuk, kuş ve benzerleri hayvanların tüyleri. Taranan yünün işe yaramayan bölümü.

Uyak : Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Pılı : Yaygı.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Yine : Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Buna rağmen, bununla birlikte. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Sesil öbek anlamı nedir?

Fransızca'da Sesil öbek nedir ? : groupe phonique