Sexual türkçesi Sexual nedir

  • Eşeysel.
  • Cinsel.
  • Cinsi.
  • Cinsel organı olan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Seksüel.
  • Eşeyli.
  • Cinsi, cinsel bakımdan, cinsiyete ait, cinsiyeti olan.
  • Zührevi.

Sexual ile ilgili cümleler

English: Ali told Mary about his sexual history.
Turkish: Ali Mary'ye cinsel geçmişinden bahsetti.

English: He doesn't want you to talk about your sexual life to him.
Turkish: O, ona cinsel yaşamından bahsetmeni istemiyor.

English: Burak began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Tugba.
Turkish: Burak en genç halası Tuğba'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.

English: Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation.
Turkish: İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.

English: Jale did not bleed in her first sexual intercourse with Tom.
Turkish: Jale'nin Tom'la olan ilk cinsel ilişkisinde kanama olmadı.

Sexual ingilizcede ne demek, Sexual nerede nasıl kullanılır?

Sexual abnormality : Seksüel hastalık türü. Cinsel sapkınlık. Cinsel anormallik.

Sexual abuse : Cinsel istismarcılık. Cinsel istismar. Cinsel taciz. Uygun olmayan veya zarar verici cinsel temas yoluyla yapılan yanlış davranış (ör. tecavüz, küçüklerle seks, vb.).

 

Sexual act : Eşey fiil. Cinsel ilişki. Cinsel birleşme.

Sexual activity : Cinsel faaliyet. Seksle alakalı faaliyetler. Cinsel aktivite.

Sexual affinity : Seksüel çekicilik. Bedensel arzu.

Sexual assault : Cinsel şekilde bir kimseye saldırma. Cinsel istismar. Cinsel saldırı. Rızası olmaksızın bir insanla cinsel faaliyet gerçekleştirme (cinsel saldırı). Irza tecavüz.

Sexual arousal : Cinsel uyarı. Seksüel uyarıcı. Cinsel heyecan. Cinsel dürtü.

Sexual connotation : Gizli cinsel mana. Cinsel çağrışım. Seksüel olarak ardında yatan ima.

Sexual attraction : Seksapel. Cinsel cazibe. Bir kimseye fiziksel ve cinsel açıdan çekici olma. Cinsel çekicilik.

Sexual aids : Seks aletleri. Heyecanı artırmak ve sekse çeşitlilik vermek için kullanılan nesneler.

İngilizce Sexual Türkçe anlamı, Sexual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sexual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Intersexual : Hem dişi hem erkek. Cinsiyetlerarası. Erdişi. İnterseksüel. Erdişilik. Erselik.

Carnal : Vücutla ilgili. Şehevi. Şehvetle ilgili. Cismani. Bedensel. Nefsani. Dünyasal. Dünyevi.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Sexuality : Seks düşkünlüğü. Cinslik. Seksilik. Sekse ilgi duyma. Bitki veya hayvanların dişi veya erkek olarak adlandırmasını sağlayan görev, yapı veya karakter topluluğu, cinsiyet, seks. Cinsel özellikler. Cinsiyet. Eşey. Eşeylilik. Cinsellik.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.

Unisexual : Belli bir cinsiyet gösteren. Üniseksüel. Tek cins. Bireşeyli. Tek eşeyli. Tek cinsli.

Sexual synonyms : abdominal distention, a band, abdominal pain, abattoir, sexed, gamic, abdomen, sex, gender, abdominal fat necrosis, a crochordon, sexually, a dna, venereal, generical, brutish, intersex, a c syndrom, abdominal ovariectomy.

Sexual zıt anlamlı kelimeler, Sexual kelime anlamı

Asexual : Erkek veya dişiye ait belirgin özellik göstermeyen, cinsiyetsiz. üreme için erkek ve dişi gamete gerek göstermeyen, döllenmeksizin üreyen. Cinselliğe soğuk. (cinsel anlamda) soğuk. Cinselliğe ilgi duymayan. Eşeysiz. Cinsiyetsiz. Cinsliksiz. Soğuk. Aseksüel.

Sexual antonyms : unsexy.

Sexual ingilizce tanımı, definition of Sexual

Sexual kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Proceeding from, or based upon, sex. As, sexual characteristics. Sexual desire. Of or pertaining to sex, or the sexes. Sexual generation. Distinguishing sex. Sexual diseases. Peculiar to the distinction and office of male or female. Relating to the distinctive genital organs of the sexes. Sexual intercourse, connection, or commerce.