Shinier türkçesi Shinier nedir

  • Parlamış (eski).
  • Daha parlak.
  • Eskimiş (elbise).
  • Daha ışıldayan.
  • Parlak.

Shinier ingilizcede ne demek, Shinier nerede nasıl kullanılır?

Shiniest : En ışıltılı. En parlak. Parlamış (eski). Eskimiş (elbise). Parlak.

Shinily : Işık saçan bir şekilde. Işıldarcasına. Parıldarcasına. Berrak bir şekilde. Parlayan bir şekilde. Parlak bir biçimde. Parlarcasına. Parlak ve gösterişli bir tarzda.

Shininess : Parlaklık. Parıltı. Parıldama özelliği.

Shining : Işıldama. Parlama. Parlayan. Olağanüstü. Işıltılı. Nurani. Nurlu. Parıltılı. Işık saçan. Parlak.

Shiningly : Parlak bir şekilde. Işıldayarak. Parlayan bir şekilde. Olağanüstü bir şekilde. Işıltıyla.

Outshining : -den daha fazla parlamak. Gölgede bırakmak. Öne çıkmak. Daha çok parlamak.

Shin pad : Oyuncuların bacak (tibia) kemiklerini tekmelerden korumak için çorapları ile bacakları arasına soktukları, plastik ya da sert deriden yapılan özel korumalık. Tekmelik. Dizlik.

Shin oneself : Bacağı acımak. Bacağı yaralanmak.

Moonshining : Yasadışı alkol üretimi. Yasadışı alkol üretme.

Shin up : Sarılıp bedenini yukarı çekerek tırmanmak. Sarılarak tırmanmak.

İngilizce Shinier Türkçe anlamı, Shinier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shinier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sleekier : Daha pürüzsüz olan.

Give off : Dışarı vermek (ısı veya ışık). Koku vb'ni yaymak. Yaymak. Saçmak. Bırakmak. Neşretmek. Dışarı çıkartmak. Çıkarmak. Terk etmek. Kaçırmak.

Argents : Gümüşi. Gümüş. Gümüş rengi. Gümüş renginde. Beyaz.

Beaming : Sinyal gönderme. Sevinçle parlayan (yüz). Işıyan. Işık saçan.

Throb : Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Nabız gibi atmak. Titremek. Çarpmak (kalp). Zonklmak. Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine). Titreşmek. Hızla vurmak. Kalbi çarpmak. Küt küt atmak.

Sparkle : Canlılık. Parlaklık. Işıldamak. Parlayış. Kıvılcım. Pırıldamak. Işımak. Köpürmek (şarap). Parıldamak. Kıvılcımlar saçmak.

Bright : Muhteşem. Umut verici. Neşeli. Işıltılı. Zeki. Aydın. Görkemli. Şaşaalı. Şeffaf.

Aureate : Altından. Aşırı süslü. Aşırı süslü veya gösterişli. Kulaklı. Altınla yapılma. Gösterişli.

Argent : Gümüş rengi. Gümüş. Gümüşi. Beyaz. Gümüş renginde.

Chichi : Cafcaflı. Gösterişli. Süslü püslü. Süslü.

Shinier synonyms : luminesce, resplend, scintillate, brighter, glare, agleam, shudder, shiny, coruscate, brightest, shiniest, brilliants, emit, burnished, give out, tremble, candescent, thrill, aglow, reflect, brightly, opalesce, ardent, brilliant.

Shinier zıt anlamlı kelimeler, Shinier kelime anlamı

Absorb : Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Soğurma eylemi. Emmek, içine çekmek, içine almak. Soğurmak. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Özümsemek. Kendine katmak. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Devralmak.

 

Let : Vermek. Kiraya verilmek. Dürmek. İzin vermek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yenile. Kiraya vermek. Koyvermek. İhale etmek. Bırakmak.

Free : Özgür. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbestçe. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest bırakmak. Erkin. Rahatlatmak. Ücretsiz. Muaf. Parasız.