Short fuse türkçesi Short fuse nedir

  • Çabuk sinirlenme.
  • Kısa fünye.
  • Hızlı ruh hali.
  • Asabiyet.
  • Kolayca hoşnutsuz veya sabırsız olma eğilimi.

Short fuse ile ilgili cümleler

English: Ali has a short fuse.
Turkish: Ali çok kolay sinirlenir.

English: Tom certainly has a short fuse.
Turkish: Kesinlikle Tom'un sigortası atmış.

Short fuse ingilizcede ne demek, Short fuse nerede nasıl kullanılır?

Short : Kısa. Kısa devre yaptırmak. Kısa metrajlı film. Kısa hece. Az. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa devre. Kasa açığı. Noksanlık.

Fuse : Kaynaştırmak. Eriyerek birleşmek. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç. Güvence. Bir aygıtın elektrik çevriminde, akım yeğinliği belirli bir sınırı aşınca, eriyerek ya da manyetik olarak kendiliğinden çevrimi açıp aygıtı koruyan tel ya da parça. Sigorta. Eritmek. Tapa koymak. Fünye. Tapalamak.

Have a short fuse : Kolay sinirlenmek. Çabuk sinirlenmek. Çabuk öfkelenmek. Kolay öfkelenmek. Tepesi çok çabuk atmak.

Short and sweet : Kısa ve yerinde. İşaret vuran. İşaret koyan. Kısa. Az ve öz. Çok yakın geçen. Veciz. Yakın menzilli. Kısa ve öz. Özlü.

Short bill : Çok kısa vadeli poliçe. Kısa fatura. Kısa vadeli kambiyo senedi. Kısa geçerlilik süresi olan fatura. Kısa vadeli senet. Kısa vadeli poliçe.

 

Short billed gull : Küçük martı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, sırtı açık kül rengi, gagası sarı, yeşil, ayakları yeşil kül rengi, kuzey amerika, avrupa, asya ve karadeniz kıyılarında yaşayan bir tür.

İngilizce Short fuse Türkçe anlamı, Short fuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Short fuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nervousness : Tedirginlik. Sinirlilik. Asabilik. Nervozism. Çekingenlik. Ürkeklik.

Group feeling : İşbirliği ya da dayanışma içinde bulunan kişilerin genellikle tutum ve davranışlarıyla kümedeki öbür üyelerin duygularının tam ya da bir ölçüde bilincinde olmaları. Grup duygusu. Küme duygusu.

Jumps : Vesvese. Gerginlik. Sinirlilik.

Short temper : Sinirlilik. Çabuk öfkelenme.

Partiality : Düşkünlük. Özel sevgi. Yan tutma. Yeğleme. Beğenme. Kısmiyet. Tarafgirlikten ileri gelen haksızlık. Tarafgirlik. Yanlılık.

Pepperiness : Acılık. Baharatlılık. Asabilik.

Nervosity : Sinirlilik. Ürkeklik. Huzursuzluk. Nervozite.

Irascibility : Asabilik. Kızgınlık.

Irritabilities : Uyarılma. Titizlik. Dargınlık. Alınganlık. Duyarlılık. İritabiliti. Sinirlilik. Asabilik. Çabuk öfkelenme.

Short fuse synonyms : quick temper, irritability, choler, partialities, cholers, nervosities.