Short term türkçesi Short term nedir

Short term ingilizcede ne demek, Short term nerede nasıl kullanılır?

Short : Kısa metrajlı film. Alçak. Az. Kısa hece. Kısa devre. Kısa. Kontak. Kısa devre yaptırmak. Kısa okunuşlu ünlü.

Term : Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre. Önel. Vade. İsim vermek. -e ... adını vermek. Anlaşmak. Devre. Bilim, teknik, sanat, spor, zanaat gibi çeşitli uzmanlık alanlarının kavramlarına verilen sınırlı ve özel anlamdaki ad: radyo, televizyon, bilgisayar, dil bilimi, yüklem, benzeşme, özgül ağırlık, dörtgen, atardamar, yer çekimi vb. -e ... demek. Demek.

Short term advances to treasury : Kısa vadeli hazine öndeliği. Cari yıl bütçesinde geçici gelir gider dengesizliği oluşması durumunda cari yıl bütçesinin belli bir oranı kadar merkez bankasından sağlanan kısa vadeli kredi.

Short term capital : (ekonomi) kısa dönemli sermaye. Kısa bir süre için artırılmış sermaye.

Short term capital flows : Kısa vadeli sermaye hareketleri. Faiz veya döviz arakazancından yararlanmak amacıyla vadesi bir yıla kadar olan dolaylı yabancı sermaye yatırımı ve döviz tevdiat hesabı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. krş. uzun vadeli sermaye hareketleri.

 

Short term commercial paper : Buyruklusuna yazılı kısa önelli belgit. Kısa süreli tecimsel belgit.

Short term capital movements : Faiz veya döviz arakazancından yararlanmak amacıyla vadesi bir yıla kadar olan dolaylı yabancı sermaye yatırımı ve döviz tevdiat hesabı biçiminde sermayenin bir ülkeden diğer ülkeye hareketi. krş. uzun vadeli sermaye hareketleri. Kısa vadeli sermaye hareketleri.

İngilizce Short term Türkçe anlamı, Short term eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Short term ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At short date : Kısa vadede.

Short winded : Tıknefes. Kısa süren. Nefes darlığı olan. Solunum yetmezliği olan.

Fleetings : Çabuk geçen. (zaman) kısa. Kısa. Fani. Uçup giden. Geçici. Anlık. Kısa süren.

Transient : Çabuk gelip geçen kimse. Kısa bir süre kalan kimse. Geçici. Kısa süreli konuk. Çabuk geçen. Fani. Gelip geçici. Süreksiz. Ölümlü.

Snatchiest : Düzensiz. Ara sıra olan.

Short range : Kısa mesafeli. Yakın. Kısa menzilli. Kısa aralık. Kısa mesafe. Kısa dönemli. Kısa erim.

Snatchier : Ara sıra olan. Düzensiz.

Short period : Firmanın üretim sürecinde kullandığı girdilerin bir kısmının miktarını, dolayısıyla üretim miktarını değiştirebileceği kadar kısa bir zaman aralığı. krş. çok kısa dönem, uzun dönem. Kısa süre.

Shortest : En kısasına. En kısa. Kestirme. Çıtır çıtır. İyi pişmiş. Kıt. Bücür. Tam olmayan. Kısa kesilmiş.

Bout : Boks maçı. Karşılaşma. Boks. Müddet. Süre. Devre. Müsabaka. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Nöbet.

Short term synonyms : snatchy, flying, short dated, short run, ephemerae, shortlived, short date, shorter, short time, shortdated, fleeting, transiently.