Show the white flag türkçesi Show the white flag nedir

  • Kabullenmek.
  • Teslim olmak.
  • Yelkenleri suya indirmek.
  • Beyaz bayrak göstermek.
  • Teslim etmek.
  • Teslim bayrağını çekmek.

Show the white flag ingilizcede ne demek, Show the white flag nerede nasıl kullanılır?

Show : Görünüş. Öğretmek. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Sahnelemek. Açıklamak. Sergi. Gösterimde olmak. İş. Kanıtlamak. Teşhir.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

White : Soluk benizli. Sütlü kavhe. Beyaz ırktan olan. Solgun. Gözün beyaz kısmı. Göz akı. Beyaz. Yumurta akı.

Flag : Bayrak. Güçten kesilmek. Flama. Sancak. Geniş yassı taş. Işık kaynağının önüne getirilerek görünçlüğe düşecek ışık niceliğini düzenleyen, ışığın alıcıya doğrudan doğruya ulaşmasını önleyen ya da özel aydınlatma etkileri sağlayan saydamsız yüzey. Kaldırım taşı döşemek. Çekme ağlarında ağız açıklığını sağlamak amacıyla torba ağın önüne yerleştirilen konik biçimli, mantar ve kurşun yakada ayrı ayrı bulunmakta olup elle örülerek veya hazır ağlardan kesilerek çıkartılan ağ parçası. Nefesi kesilmek. Kapak taşı.

 

Show the white feather : Korkusunu göstermek. Korkakça davranmak. Korkmak. Ödleklik etmek. Korktuğunu belli etmek. Gözü korkmak. Ürktüğünü belli etmek. Korkaklık etmek.

Show the way : Yol göstermek.

Show the cloven hoof : Ne mal olduğunu göstermek. Ne mal olduğunu belli etmek.

Show the cloven : Maskesini atmak.

Show the door : Kovmak. Kapıyı göstermek.

İngilizce Show the white flag Türkçe anlamı, Show the white flag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Show the white flag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquiesces : Katlanmak. Muvafakat etmek. Kabul etmek. Ses çıkarmamak. Razı olmak. Karşı çıkmamak. Boyun eğmek. Normal karşılamak.

Resign : Ayrılmak. Terketmek. -e emanet etmek. Emanet etmek. İstifa etmek. Kendini vermek. Bırakmak. İstifasını vermek. Çekilmek.

Committal : Akıl hastanesine gönderme. Suç işleme. Cezaevine gönderme. Hapse atma. Sevketme. Taahhüt. Teslim etme. Söz. Hapse gönderme.

Capitulated : Teslim olmuş. Teslim olan. Silahları bırakmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak.

Commits : Adamak. Söz vermek. Suç işlemek. Emanet etmek. Komisyona sunmak. Önermek. Vaat etmek. İşlemek.

Acquiesce : Boyun eğmek. Muvafakat etmek. Ses çıkarmamak. Karşı çıkmamak. Normal karşılamak. Katlanmak. Razı olmak. Kabul etmek.

Buckle under : Boyun eğmek.

Acknowledge : Aldığını bildirmek. Onaylamak. Kabul etmek. Tanımak. Doğruluğunu kabul etmek. Teşekkür etmek. Alındığını bildirmek.

Come to terms with : Anlaşmak. Güçlükle kabul etmek (sevmediği bir şeyi). Kabul etmek. Uzlaşmak. Mutabık kalmak. İlgilenmek. Anlaşmaya varmak. Hesaplaşmak. (durumunu vb) kabullenmek.

 

Ceding : Vazgeçmek. Vermek. Terketmek. Teslim etme. Teslim. Devretmek.

Show the white flag synonyms : confide, capitulating, committals, acknowledges, conceding, roll over, resign oneself to, give in, knuckle under, sing small, admit, concedes, concede, capitulates, resigns, cave in, give up the struggle, knuckle down, give oneself up, commit, back down, climb down, confesses, ceded, climbed down, cedes, bend the neck, cede, accept, come around, accord, acquiesced, come round.