Silicic türkçesi Silicic nedir

  • Silisik.
  • Silisli.
  • Silisden yapılmış.

Silicic ingilizcede ne demek, Silicic nerede nasıl kullanılır?

Silicic acid : Asit. Silisit asit. Silisik asit.

Fluosilicic : Fluosilicic asitle alakalı (kimya).

Hexafluorosilicic acid : Hekzaflorosilisik asit.

Hydrofluosilicic acid : Hidrofluosilisik asit.

Metasilicic : Metasilisik.

Silicide : Silisyür. Silisit. Silisli bileşim. Silisid.

Silica gel : Silika jeli. Silika peltesi. Silis jeli. Silis peltesi. Silis jölesi. Silikajel. Kolon ve ince tabaka kromatografisinde iyonik olmayan organik maddeleri ayırmak için kullanılan adsorbant bir madde. silikagel.

Silicification : Silikatlaşma.

Silicious : Silisçil. Silisli. Silisyumlu.

Silica : Silis. Taşların yapısında bulunan bir madde. pirinç kabuklarında bulunan ve sindirilemeyen bir element. Silika.

İngilizce Silicic Türkçe anlamı, Silicic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silicic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buttonhole : İlik açmak. Yakaya takılan çiçek. Düğme iliği. İlik. İliğe takılan çiçek. Durdurup dinlemeye zorlamak. Yakasına yapışmak. Esir almak. Düğme deliği. Düğme dikmek.

Lobby : Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Lobi yapmak. Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer. Girişlik. Oturma yeri. Dehliz. Hol. Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Kulis faaliyeti. Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak.

 

Semiconductor : Yarıiletken. Yarı iletken. Bayağı iletkenlerin tersine, direnci sıcaklık ve katışkı özdeklerinin varlığıyla azalan iletken. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Feldspar : Feldspat. Felspar. Feldispat.

Bespeak : Hitap etmek. Rica etmek. Talep etmek. Göstergesi olmak. Ismarlamak. Konuşmak. Bir şeye delalet etmek. Ayırtmak. İstemek. Sipariş vermek.

Granite : Utah eyaletinde şehir. Sert. Sağlam. Taş gibi. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Granit. En yaygın derinlik kayacı. (geniş anlamda granit bileşimi; feldspat, kuars, mika minerallerinden bileşiktir. koyu renkli minerallerine göre mikalar, piroksen, amfibol diye adlandırılır; sürekli holokristalin bir kayaçtır.). Kolorado eyaletinde şehir.

Chemical element : Kimyasal öge. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal element. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal öğe.

Call for : Çağrıda bulunmak. İcap ettirmek. Gerekmek. Gönderilmesini istemek. Gerektirmek. İhtiyaç duymak. İstemek. Gerekli olmak. Uğrayıp almak. Çağırmak.

Sand : Kumla kaplamak. Kum yapmak. Zımparayla düzeltmek. Kumla örtmek. Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Kumsal. Kum katmak. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri. Kum.

 

Tap : Para sızdırmak. Kullanmak. Step dansı yapmak. Bağlantı kurmak (elektronik terimi). Tıpa takmak. Pençe vurmak (ayakkabı). Bağlamak. Hafifçe dokunmak. Tıkaç. Musluk takmak.

Silicic synonyms : semiconducting material, atomic number 14, silicone polymer, quartz, request, siliceous, si, silicious, quest, canvass, canvas, beg, silicone, basic, felspar, clay, element.

Silicic zıt anlamlı kelimeler, Silicic kelime anlamı

Refrain : Çekinmek. Alıkoymak. Nakarat. Kendini tutmak. Kaçınmak. Frenlemek. Sakınmak. Geri durmak.

Silicic ingilizce tanımı, definition of Silicic

Silicic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, silicic acid. Specifically, designating compounds of silicon. Pertaining to, derived from, or resembling, silica.