Silindir nedir, Silindir ne demek

Silindir; bir matematik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane.
  • Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer.
  • Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi
  • Silindir şapka.
  • Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

"Silindir" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Babam Cumhuriyet Bayramı törenlerine frak ve silindir giyerek katılırdı." - Ç. Altan

Geomteri'deki kelime anlamı:

Bir silindirin hacmı, onun tabanı alanının yüksekliği çarparığına eşittir. Misal: Yüksekliği 0,80 m. ve tabanlarından her birinin alanı 0,30 mk. olan bir silindir düşünelim. Bu silindirin hacmı 0,30 X 0,80 = 0,24 mkp. tür.

Bir silindirin Yüksekliği, üst tabanından alt tabanına indirilen dikeydir.

Bir silindirin yan yüzeyini yayarsak bir dikey dörtgen elde ederiz ki, bunun tabanı silindir tabanı çemberine ve yüksekliği silindirin yüksekliğine eşit olur

Silindir o şekilde bir katıydır ki onun yan yüzeyi bir eğri yüzeydir. Bu şekilde olan katıy, herhangi bir yatay düzeyde yuvarlanabilir. İşte bunun içindir ki ona silindir denmiştir. Silindirde karşılıklı tabanlar paralel ve eşittir. Katıy,katı olan cisimdir

 

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Resim) Yüksek baskı ve düzbaskı tekniklerinde plaklara mürekkep vermede kullanılan kauçuk kaplı silindir.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Soba borusu yapmakta kullanılan araç. (-Maraş; -Kırklareli)

Altın, gümüş ya da bir başka madeni ezerek istenilen biçime sokan araç. (Bursa; *Aksaray -Niğde)

Bilimsel terim anlamı:

Motorardı yarışlarında, motorun arka teker ekseninden 75 cm. geriye bağlanan 20-35 mm. kalınlığında ve 60 cm. enindeki döner silindir.

İngilizce'de Silindir ne demek? Silindir ingilizcesi nedir?:

cylinder

Fransızca'da Silindir ne demek?:

rouleau

Osmanlıca Silindir ne demek? Silindir Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

merdane, üstüvane, silindir

Silindir hakkında bilgiler

Silindir (ya da Üstüvane) geometrik bir cisimdir.

Bir dikdörtgenin bir kenarı etrafında döndürülmesiyle silindir şeklini elde ederiz. Bu silindire dik veya döner silindir denir. Alt ve üst tabanı dâiredir. Soba borusu dik silindire bir örnektir.

Matematik kategorisinde silindirin genel tanımı şöyledir: Düzlemsel bir eğriyle bu eğrinin düzleminde bulunmayan bir doğru verildiğinde, daima bu doğruya paralel kalmak şartıyla eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun taradığı yüzeye silindirik yüzey denir. Bu silindirik yüzeyle, bu yüzeyi kesen paralel iki düzlemin sınırladığı cisme silindir denir. Silindir yüzeyini meydana getiren doğrulardan her birine ana doğru denir.

 

Silindire, taban eğrisine göre isim verilir. Eğri dâire ise dâirevî silindir, elips ise eliptik silindir denir. Silindirik yüzey için taban eğrisinin kapalı olması gerekmez. Parabolik silindir, hiperbolik silindir, birer silindirik yüzeydir. Dairevi silindirin ana doğrusu tabana dik değilse böyle silindire eğik silindir denir.

Silindir ile ilgili Cümleler

  • Su boruları silindirdir.
  • Yol silindiri gürültülü.
  • Arabanın silindir kapağı kırıldı.
  • Bir silindirin hacmini nasıl bulursunuz?
  • Beyefendi eldivenlerini ve silindir şapkasını çıkardı.
  • Ali bir silindir spor çanta taşıyordu.
  • Yol silindiri caddeyi düzleştiriyor.

Silindir tanımı, anlamı:

Daire : Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef. Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm.

Kesen : Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru. Kesme işini yapan.

Paralel : Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.). Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Sınır : Uç, son. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.

Cisim : Gövde, beden, vücut. Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Silindir gibi ezmek : Bir kimseyi her yönüyle güçsüz duruma getirmek.

Silindir kalıplama : Plaka ve naylon benzeri ince levhaların silindir arasından geçirilerek üretilmeleri yöntemi.

Silindir makinesi : Silindir.

Silindir şapka : Resmî törenlerde sivillerin giydiği, silindir biçiminde siyah şapka.

Silindir yağı : Yüksek viskoziteli ve parlama noktası yüksek olan, buhar makinelerinin valf ve silindirlerini yağlamak amacıyla kullanılan bir yağlama yağı.

Dik silindir : Ekseni tabanına dikey olan silindir.

Eğik silindir : Ekseni tabanına dikey olmayan silindir.

Silindiraj : Bir şeyin üzerinden silindir geçirme.

Silindirik : Silindirle ilgili, silindir biçiminde.

Silindirli : Herhangi bir sayıda silindiri olan.

Silindirsel : Silindirle ilgili. Silindir biçiminde olan, silindirik.

Silindirsel yüzey : Doğrultman adı verilen düzlem bir eğriye dayanarak ve durağan bir doğruya paralel olarak yer değiştiren bir ana doğrunun çizdiği yüzey.

Üstünden silindir gibi geçmek : Perişan etmek, çok yormak.

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Eksen : Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Dingil.

Üstüvane : Silindir.

Metal : Bu maddeden yapılmış. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

İnceltme : İnceltmek işi.

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Geometrik : Geometriyle ilgili veya geometriye uygun olan, hendesi.

Silindir : Silindir şapka. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer.

Şapka : Bazı bitkilerde, özellikle mantarlarda sapın üstünde bulunan, üreme organlarını taşıyan şapka biçimindeki organ. Keçe, hasır, kumaş, ip vb. ile yapılmış olan başlık. Boru, baca, direk vb. şeylerin açık olan üst bölümünü havanın etkisinden korumak için takılan başlık. Düzeltme işareti.

Silindir eksen : (biyoloji)

Silindir güller : Haşlamlılar (Cnidaria) şubesinden, 50 cm olabilen, soliter ve çok sayıda tentakül taşıyan bir takım.

Silindir üzerinde denge : Yuvarlanan silindir üzerinde dengelenme.

Silindir yastık : Hız kovalama yarışlarında, koşucuların kestirmeden gitmelerini önlemek için, yarışlığın iç kıyısının dışındaki yaya yoluna yerleştirilen, kauçuk ya da içi doldurulmuş meşin yastıklar. Bunların çapı 4.5 ve boyları 50 cm. dir. 5'er m. aralıklarla dizilirler.

Silindir zımpara makinesi : Döner silindirlerine bez ya da kâğıt zımpara tutturulmuş ağaç zımparalama makinesi.

Silindirçiçeği : Hatmi çiçeği.

Silindireksen : (akson) (biyoloji)

Silindirik epitel : Hücrelerin uzunluğu, genişliğinden fazla olan, çekirdekleri oval ve bazale yakın bulunan, silli (trakeada), silsiz (midede) ya da mikrovillus (ince bağırsakta) taşıyan ya da ovaryum gibi büyük bezlerde çok tabakalı olabilen, silindir şeklindeki hücrelerden oluşan epitel. Prizmatik epitel.

Silindirik epitelyum : Gözeleri silindir biçiminde olan örtü dokusu.

Silindirik fonksiyonlar :

Diğer dillerde Silindir anlamı nedir?

İngilizce'de Silindir ne demek? : adj. cylindrical

n. cylinder, roller, roll, road roller, calender

n. bob, shilling

Fransızca'da Silindir : cylindre [le]

Almanca'da Silindir : n. Zylinder, Rolle, Trommel, Walze, Dampfwalze, Straßenwalze

Rusça'da Silindir : n. цилиндр (M), валик (M), каток (M)