Simples türkçesi Simples nedir

Simples ile ilgili cümleler

English: The simplest atom is hydrogen.
Turkish: En basit atom hidrojendir.

English: Helium is the second simplest atom. It consists of a nucleus containing 2 protons and two neutrons. Around the nucleus orbits 2 electrons.
Turkish: Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.

English: The simplest solutions are always the best.
Turkish: En basit çözümler her zaman en iyisidir.

Simples ingilizcede ne demek, Simples nerede nasıl kullanılır?

Simplest : İradesiz. Acemi. Sade ve basit. En kolay. Gösterişsiz. Basit. Saf. Sade. Temiz kalpli. Yalın.

In the simplest terms : En basit olarak. En basitinden.

Simple algebraic extension : Yalın cebirsel genişleme. Basit cebirsel genişleme.

Simple arc : Basit ark.

Simple area chart : Basit alan grafiği.

Simple attacks : Bir tek savut devinimiyle uygulanan saldırılar ("doğru dürtüş", "sıyırma", "kesme", "boşaltma" gibi). Tekli saldırılar.

Simple average : Aritmetik ortalama. Küçük avarya. Basit ortalama. Dizi içindeki terimler toplamının terim sayısına bölünmesiyle bulunan değer.

Simple closed curve : Basit kapalı eğri.

Simple bar chart : Verileri sayısal değerleriyle orantılı, yataylığına ya da düşeyliğine çeşitli uzunluktaki dikdörtgen çubuklarla gösteren yüzeyçizim. bk. çubukçizim. Yalınç çubukçizim. Basit çubuk grafik.

 

Simple ballad : İnsanın evrensel yaşantısını, gerekli bilgileri vermeden çok yalın biçimde ve sık sık yinelenen karşılıklı konuşmalardan oluşan bir düzen içinde anlatan balad türü. krş. doğaüstü balad. Yalınç balad.

İngilizce Simples Türkçe anlamı, Simples eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Simples ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Simplistic : Basit. Basitçe.

Nostrum : Dertlere çare olarak birinin ortaya attığı fikir. Her derde deva. Dertlere çare olacağı öne sürülen yenilik.

Unanalyzable : Analiz edilemez. Çözümlenemez.

Only : Ama. Ne var ki. Biricik. Sadece. Sırf. Yegane. Ağırbaşlı. Ancak. Yalnızca. Eşsiz.

Uncomplicated : Karmaşıksız. Çetrefilsiz. Karışık olmayan. Kolay. Açık.

Unsophisticated : Halis. Doğal. Saf ve tecrübesiz. Mütevazi. Kafasız. İçeriksiz. Bozulmamış. Basit. Mutevazı. Saf.

Merely : Tek. Sadece. Adeta. Sade. Sırf. Safi. Ancak. Salt. Yalnız. Yalnızca.

Complexity : Çetrefillilik. Karmaşıklık. Karışıklık. Güçlük. Komplekslik. Karmaşa. Pek çok farklı yapının bir araya gelmesiyle oluşan karışıklık. varolan dizilerin toplam uzunluğu olarak ölçülen dna'da bilgi dizisi miktarı. Zorluk.

Nostrums : Nostrum. Dertlere çare olacağı öne sürülen yenilik. Dertlere çare olarak birinin ortaya attığı fikir. Her derde deva.

Simples synonyms : unsubdivided, undecomposable, folk remedy, plain, simplex, simple, just, but, easy, complexness.

 

Simples zıt anlamlı kelimeler, Simples kelime anlamı

Simplicity : Samimiyet. Kolaylık. Yalınlık. Saflık. Kolayca aldatılabilme. Gösterişsizlik. Sıradanlık. Bönlük. Sadelik. Süssüzlük.

Complex : Karmaşık örüm. İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik. Bilinçaltına itilen birçok tutum, duygu ve anıların etkisi altında oluşan ve çok kez sinirli davranışlarla sonuçlanan ruhsal durum. Mürekkep. Tam bezem. Site. Saplantı. Güçlük. Bileşik şey. Çapraşık.

Fancy : İmgelem. Garip. Fahiş. Hayal. Arzu. Tahayyül etmek. Sevmek. İmgelemek. Sanmak. Kuruntu.

Simples antonyms : difficult.