Sinirkanatlılar nedir, Sinirkanatlılar ne demek

Sinirkanatlılar; Zooloji alanında kullanılan bir terimdir.

Zooloji'deki anlamı:

(Neuroptera), iyi bilinen türüdür.

Teknik terim anlamı:

İki çift ve zarsı kanatları incecik sinir telleriyle örülmüş, yumuşak vücutlu böcekler topluluğu. (Karıncaaslanı, bu dizinin pek bilinen türlerindendir.).

Sinirkanatlılar kısaca anlamı, tanımı

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Karıncaaslanı : Sinirkanatlılardan, kızböceklerine benzeyen ve başka böcekler yiyerek yaşayan böcek; karıncayiyen.

 

Neuroptera : [Bakınız: sinir kanatlılar]. [Bakınız: sinirkanatlılar].

Kanatlar : Kocaeli şehri, Kandıra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

Vücutlu : Vücudu iri ve şişman olan.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

İncecik : Çok ince.

Karınca : Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica). Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Türüdü : 1.Başkasının sırtından geçinen. 2.Sonradan görmüş. 3.Saygısız, haylaz, serseri. 4.Soyu sopu belli olmayan. Hırsız.

Zarsı : Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi, zarımsı.

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

 

Telle : Kasap çengeli.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Diğer dillerde Sinirkanatlılar anlamı nedir?

İngilizce'de Sinirkanatlılar ne demek ? : nerve-winged insects, ant-lions