Siper nedir, Siper ne demek

Siper; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.
  • Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek.
  • Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik.
  • Kuytu, korunulabilen
  • Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

"Siper" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti." - Ö. Seyfettin
  • "Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti." - A. Gündüz
  • "Burası siper bir yerdir."
  • "Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Çocuk önlüğü.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Ayarlı olarak kâğıt basımını sağlayan araç. (*Aksaray -Niğde)

Siper isminin anlamı, Siper ne demek:

Erkek ismi olarak; Korunulacak, saklanılacak yer. Kuytu yer. Savaşta askerlerin girdiği, hedef olmadan ateş etmek için kazılan hendek.

Siper hakkında bilgiler

Siper, savaşta birbirleri ile sıcak temas halindeki kuvvetlerin, güçlerini nispeten savunma ağırlıklı olarak birbirlerine yöneltebilmelerine imkân sağlar ve esas olarak toprağın kazılması ve arkasına saklanılacak şekilde biçimlendirilmesi ile oluşturulur. Bu şekilde yapılmış olan savaşa ise siper savaşı adı verilir.

 

Savaşın gerçekleştiği en ön saflarda, parça parça ya da kanallar halinde açılan siperler sayesinde hem hat boyunca yerleşmiş ordu birlikleri arasındaki kaynak aktarımı mümkün hale gelebilmekte hem de savunulacak alanın fiziki ve asgari sınırları belirlenmektedir. Siperler, düşman kuvvetlere birbirlerine karşılıklı olarak tüfekler, ağır silahlar ve kimyasal silahlar ile fiili saldırıda bulunma imkânı sağlar. Ancak bu tür bir saldırı, siperler sayesinde karşı saldırıya karşı eş zamanlı bir korunmayı da beraberinde taşımaktadır. Siperler, özellikle savaş esnasında insani askeri gücün devamlılığı ve lojistik anlamda da ordular için oldukça işlevseldir.

Siperler ile düşmana karşı sürekli bir tehdit algılaması yaratılarak aynı zamanda psikolojik bir harp de yürütülür.

Çanakkale Savaşı, II. Dünya Savaşı, İran-Irak Savaşı 20. yüzyıla ait siperlerin görülebileceği savaşlardır.

Siper ile ilgili Cümleler

  • Siper al!
  • Haydi siper alalım.
  • Siper savaşı 1914-1918 savaşını simgeler.

Siper anlamı, tanımı:

Asker : Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi veya ödevi.

 

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Siper etmek : Kendini veya bir şeyi korumak amacıyla bir başka şeyi siper olarak kullanmak. bir şey veya bir kimse için kendini tehlikeye atmak.

Siper olmak : Birini veya bir şeyi korumak amacıyla kendini siper olarak kullanmak.

Siper almak : Bir şeyi veya bir yeri siper olarak kullanıp gizlenmek.

Sipere yatmak : Siper içine saklanmak, gizlenmek.

Siperisaika : Yıldırımsavar.

Tam siper : Hiçbir yeri görünmeyecek biçimde sipere yatma.

Yıldırım siperi : Yıldırımsavar.

Siperlenme : Siperlenmek işi.

Siperlenmek : Korunmak, saklanmak amacıyla bir yeri, bir şeyi kendine siper etmek veya siper altına, arkasına veya içine girmek.

Siperli : Siperi olan.

Siperlik : Siper olma özelliği bulunan yer. Güneş ve yağmurun etkisinden korumak amacıyla şapka, kapı, lamba vb. şeylere yapılmış olan koruyucu engel, siper, güneşlik.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Yağmur : Çokluk, bolluk. Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Güneş : Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam.

Etkileme : Etkilemek işi, tesir.

Kuytu : Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer). Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer). Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer).

Dulda : Esirgeme, koruma, himaye. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper.

Sıcak : Dostça olan, sevgi dolu. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Sıcak yer. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Havadaki yüksek ısı. Hamam.

Siper humması : Bit ısırmalarıyle bulaşan salgın hastalık; beş gün humması.

Sipermetrin : Sekiz değişik izomeri bulunan, yarı katı, sinek, pire ve kenelerle mücadelede kullanılan sentetik piretroid türevi bir antiparaziter ilaç.

Siperyo perdesi : Gölge oyunu gergisi üzerinde, meşinden yapılmış yarım perde. (Kar.): Perdenin üstünde, meşinden yapılmış yarım perde.

Diğer dillerde Siper anlamı nedir?

İngilizce'de Siper ne demek? : n. shield, shelter, trench, rampart, barricade, screen, aegis [Brit.], egis, bulwark, casemate, dike, dyke, entrenchment, foxhole, outwork, parapet, splasher

Fransızca'da Siper : retranchement [le]; bouclier [le]; écran [le]

Almanca'da Siper : n. Barrikade, Mützenschirm, Sappe

Rusça'da Siper : n. окоп (M), траншея (F), бруствер (M), насыпь (F), щит (M), навес (M), абажур (M)

adj. защищенный