Sivi nedir, Sivi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dam saçağı.

Sivi ile ilgili Cümleler

  • Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!
  • Sivilcelerimden kurtulamıyorum.
  • "Hüsamcığım" "Efendim" "Artık beni öldüremezsin." "Neden?" "Şuandan itibaren sivil değil askeriyenin malıyım." "Evet, doğru."
  • Doğa Koruma Derneği kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur.
  • Sivilceleri aynanın önünde patlatmayı bırak.
  • Çelik sivil inşaatta yaygın olarak kullanılan bir malzeme.
  • Birkaç sivil, paralı askerler tarafından vuruldular.
  • Ali sivil polis olarak çalışarak Boston'da üç yıl geçirdi.
  • Üç sivil yaralandı.
  • Sivilcelerini sakın sıkayım deme.
  • Yüzümde bir sürü sivilce var.
  • Sivil hayat nasıl gidiyor?
  • Bir sivil öldürüldü.

Sivi ile ilgili Atasözü veya Deyim

kurcalama sivilceyi çıban edersin : “küçük bir sorunu çok kurcalar, çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız” anlamında kullanılan bir söz.

Sivi anlamı, tanımı

Sivi siviye düşmek : Bir şeyi birkaç kişi aralarında yitirmek : Tesvağım aha burdoydu ne sivi siviye düşe sallanız

Siviç : Tütün ve sebze fideleri dikmek için kullanılan ucu sivri ağaç.

Sivik : 1.Dam saçağı. 2.Duvar sırtı, duvarın üstündeki kabartı. 3.Bahçe duvarını saran asma dalları. Damların, yüksek duvarların kıyıları.

 

Sivilci : Sivilce. [Bakınız: sivilcü].

Sivilcik : Küçük dolu. Sivilce.

Sivilcü : Sivilce.

Sivilcüyh : Sivilce.

Sivilçik : Küçük dolu.

Siving : Oluk, suyolu. Toprak dam ile duvarın birleştiği çıkıntı (Erzincan Merkez). Damın saçağı.

Sivink : Dam saçağı.

Sivirtme : Havuç.

Siviş oluna haber vermek : Gizlice kaçmak, sıvışmak.

Sivişmek : Gizlice kaçmak, sıvışmak. Bitki yeşermek. Kaçmak, sıvışmak. Saklanmak. Soğan, patates ve benzerleri sebzeler filiz vermek: Ambarda soğanlar sivişmiş. Sıvışmak, kimseye görünmemeğe çalışarak kaçmak.

Siviştir : Mendil saklanarak oynanan bir çeşit oyun.

Siyah başlı sivilce : Deride kıl folikülünün genişlemesi, içerisinde keratin, deri yağı ve çoğunlukla bakteri içeren tıkaç, komedon.

Sivil : Askerî olmayan. Çıplak, çırılçıplak. Asker sınıfından olmayan (kimse). Özel bir biçimde olmayan, üniforma olmayan (giysi). Sivil polis. Üniforma veya özel giysi giymemiş olan (kimse). Resmî olmayan giysi.

Sivil idare : Sivil yönetim.

Sivil polis : Emniyet teşkilatında görevi gereği üniformasız çalışan polis, sivil.

Sivil savunma : Barışta doğal afetlere karşı, savaşta sıcak çatışma içinde sivil halkı korumaya yönelik önlemler bütünü.

Sivil toplum : Devletin denetimi altında olmayan, kararlarını bağımsız olarak vererek toplumsal etkinliklerde bulunan bireyler topluluğu.

Sivil toplum kuruluşu : Toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamuoyunu bilgilendirme ve aydınlatma görevi yapan, öneriler sunan her türlü birlik, sivil toplum örgütü.

Sivil toplum örgütü : Sivil toplum kuruluşu.

Sivil yönetim : Askerî açıdan bağımlı olmayan yönetim biçimi, sivil idare.

 

Sivilce : İçinde irin bulunan küçük deri kabarcığı, en küçük çıban.

Sivilceli : Sivilceleri olan (kimse).

Sivilize : Medenileşmiş, uygar.

Sivilleşme : Sivilleşmek durumu.

Sivilleşmek : Sivil duruma gelmek.

Sivilleştirme : Sivilleştirmek işi.

Sivilleştirmek : Sivil duruma getirmek.

Sivillik : Sivil olma durumu.

Diğer dillerde Sitüri anlamı nedir?

İngilizce'de Sitüri ne demek ? : cyturia