Siyah nedir, Siyah ne demek

Siyah; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Siyah" ile ilgili cümle

  • "İri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı." - Ö. Seyfettin
  • "Siyah ekmek."

Siyah tanımı, anlamı:

Siyah beyaz : Tek renk temeline dayanan, siyahtan beyaza kadar çeşitli yoğunluk derecelerini gösteren film. Yalnız siyah çizgilerle kâğıdın beyazlığından oluşan resim veya bu iki rengi verecek gibi hazırlanmış klişe tekniği.

Siyah ırk : Teninin rengi koyu siyah olan insan ırkı.

Siyah nokta : Özellikle yüzdeki gözeneklerde kirin birikmesiyle oluşan iltihaplı veya iltihapsız siyah leke.

Kuzguni siyah : Bu renkte olan. Çok koyu, kara renk.

Siyahi : Zenci.

Siyahımsı : Rengi siyahı andıran, siyaha benzeyen, siyahımtırak.

Siyahımtırak : Siyahımsı.

Siyahlanma : Siyahlanmak durumu.

Siyahlanmak : Siyahlaşmak.

Siyahlaşma : Siyahlaşmak işi.

Siyahlaşmak : Rengi karaya dönmek, kararmak.

Siyahlatma : Siyahlatmak işi.

Siyahlatmak : Rengini karaya çevirmek, karartmak.

Siyahlık : Siyah olma durumu, kara renk. Karanlık veya koyuluk.

Beyaz : Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz zehir. Ak, kara, siyah karşıtı. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse.

 

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Renk : Nitelik. Çeşitlilik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Baskı : Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Bası sayısı. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon.

Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

Kalın : Yoğun, akıcılığı az olan. Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Pes (ses). Etli, dolgun. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Enli ve gür (kaş). Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık.

Kara : İftira. Esmer. Bu renkte olan. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı.

 

Ak : Temiz. Beyaz leke. Bu renkte olan. Dürüst. Sıkıntısız, rahat. Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Siyah akrep : Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’da bulunan akrep türü, Euscorpius italicus.

Siyah bacaklı kene : Otra Amerika’nın Batı ve Kuzey bölgelerinde lime hastalığının temel vektörlüğünü yapan ara sıra tularemi hastalığına vektörlük yapan kene türü, Ixodes scapularis.

Siyah bantlı alaca levrek : Kavgacı çiklit.

Siyah bantlı barbus : Doğal olarak Malaya, Güneydoğu Asya ve Endonezya’da yaşayan, vücutları üzerinde siyah renkli dikey ve yatay bantları bulunan, boyları 18 cm olabilen akvaryum balığı, siyah bantlı tekir.

Siyah bantlı çöpçü : Doğal olarak Güney Amerika’nın kuzey kısımlarında yaşayan, boyları 6 cm olabilen, vücudunda siyah ve kama biçiminde bir bant bulunan, anal ve kuyruk yüzgeçleri üzerinde çok sayıda koyu noktaları olan akvaryum balığı, siyah benekli çöpçü.

Siyah bantlı neon : Doğal olarak Brezilya’da yaşayan, boyları 5 cm olabilen, solungaç kapağı altın parıltılı ve vücudunda boyuna siyah bant bulunan bir akvaryum balığı.

Siyah bantlı tekir : Siyah bantlı barbus.

Siyah başlı acem koyunu : Afrika’nın kurak bölgelerinden köken alan, günümüzde Somali’de bulunan, but yağı en fazla olan, kuyruğu kısa, boynuzsuz, vücut renkleri beyaz olmasına karşın baş boyun tamamen siyah renkte ve bu iki renk birbirinden çok düzgün biçimde ayrılan koyun ırkı

Siyah başlı sivilce : Deride kıl folikülünün genişlemesi, içerisinde keratin, deri yağı ve çoğunlukla bakteri içeren tıkaç, komedon.

Siyah benek hastalığı : Balıklarda, Cryptocotyle cinsi trematotların neden olduğu bir hastalık, Kriptokotiloz.

Siyah ile ilgili Cümleler

  • Burak siyah bir öğrenciye saldırdı.
  • O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.
  • Siyah bir gözüm var.
  • Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.
  • Ben siyah çayı kahveye tercih ederdim ama son zamanlarda ikisinden de çok miktarda içiyorum.
  • Siyah beyaz bir köpeğim var.
  • Siyah bir at gölün kıyısı boyunca yavaş yürüyor.
  • Siyah beyaz köpek beni ısırdı.
  • Siyah ayakkabıları severim.
  • Marian siyah deri ceket, mor eşarp ve mor pantolon giyiyor. Kıyafeti onun üzerinde harika görünüyor.
  • Ali dün bir çift siyah elbise satın aldı.
  • Ali bir çift siyah deri ayakkabı satın aldı.
  • Ben bir mavi, bir kırmızı ve bir siyah kurşunkalem istiyorum.
  • Siyah bir araba sürerim.

Diğer dillerde Siyah anlamı nedir?

İngilizce'de Siyah ne demek? : adj. black, ivory black, sable, sooty

n. black, sable

pref. nigr

Fransızca'da Siyah : noir/e

Almanca'da Siyah : adj. schwarz

Rusça'da Siyah : adj. черный