Skimming price türkçesi Skimming price nedir
- Az esnek isteme sahip farklılaştırılmış yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi durumunda, ürün geliştirme maliyetlerini yansıtacak biçimde belirlenen ve tüketicinin ödemeyi kabul edebileceği kadar yüksek fiyat.
- İktisat alanında kullanılır.
- Kaymak fiyat.
Skimming price ingilizcede ne demek, Skimming price nerede nasıl kullanılır?
Skimming : Halmoz alma. Köpük. Sıyırma. Yüzeyden sıyırma. Yüzeysel tarama - okuma. Özarama. Kef. Kaymak. Kaymağını alma. Cüruf.
Price : Paha biçmek. Paha. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Kıymet. Ücretlendirmek. Eder. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değer biçmek. Bedel. Karşılık.
Skimmings : Sıvı yüzü tortusu. Köpük. Kaymak. Demir hurdası. Sütün kaymağı.
Accounting price : Muhasebe fiyatı. Gölge fiyat. Bir mal, üretim faktörü ya da dövizin gerçek toplumsal değeri veya fırsat maliyeti olarak olarak hesaplanan ve genellikle piyasa fiyatından farklı olan fiyatı.
Acquisition price : Edinme bedeli. Bir mal ya da bir iş biriminin kendisinden beklenen ekonomik evreye ulaşmasına değin yapılan harcamaların tümü. Satın alım fiyatı. İktisap fiyatı. Elde ediliş fiyatı. Devralma fiyatı.
Administered price : Güdümlü fiyat. Azami fiyat. Devlet ya da piyasaya hakim firmaca belirlenmiş fiyat. Hükümetçe belirlenen fiyat. Yönetimsel fiyat. Mal ve hizmet fiyatlarının piyasadan daha çok kamu yetkeleri tarafından belirlendiği fiyat. mal ve hizmet fiyatlarının istem ve sunum tarafından değil, firma yöneticileri tarafından belirlendiğini ve fiyatların belli bir dönem değişmeden kaldığını ifade eden ve bu anlamda ilk kez gardner c. means tarafından kullanılan kavram. (political price) sosyalist ekonomilerde mal ve hizmet fiyatlarının merkezi planlama yetkelerince belirlendiği fiyat.
İngilizce Skimming price Türkçe anlamı, Skimming price eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Skimming price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Skimming price synonyms : a change in supply, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a shift in supply, abnormal budget receipts, abnormal budget.

Bu kısımda Skimming price kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Skimming price ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Skimming price anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Skimming price ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.