Slap in the face türkçesi Slap in the face nedir

Slap in the face ile ilgili cümleler

English: She gave him a slap in the face.
Turkish: Ona bir tokat attı.

Slap in the face ingilizcede ne demek, Slap in the face nerede nasıl kullanılır?

Slap : Çalmak. Şamar atmak. El ile vurmak. Doğruca. Vurmak. Tokat vurmak. Şaplak vurmak. Tokatlamak. Çıkışmak. Tokat.

In : İçine. İçinde. Halinde. Mevsimi gelmiş. De. Dahili. Da. Tutulan. İçeriye. İç.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Face : Kaplama yapmak. Yüzleşmek. Yönelmek. İtibar. Yüz. Yüz yüze gelmek. Şeref. Saygınlık. Kaplamak. Surat.

Get a slap in the face : Başka biri tarafından incitildi. Şamar yedi. Ters yüz olmak. Büyük yara almak. Şamar yemek.

Bang in the face : Tam yüzüne. Suratının ortasına.

Become red in the face : Yüzü kızarmak. Yüzü kızarmış hale gelmek.

In the face of : Karşında. Dikkate alarak. Rağmen. Karşısında. Yüzüne karşı. Huzurunda.

Black in the face : Sinirinden morarmış. Yüzü mosmor olmuş.

İngilizce Slap in the face Türkçe anlamı, Slap in the face eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Slap in the face ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epithets : Yakıştırma. Nitem. Laf. Söz (övücü veya hakaret edici). Tamlayan. Sanlık. Sıfat. Lakap. Belgeç.

Epithet : Epitet. Söz (övücü veya hakaret edici). Laf. Sıfat. Nitem. Sanlık. Yakıştırma. Lakap.

Buffet : Mücadele etmek. Sarsmak. Yumruk atmak. Tokatlamak. Örselemek. Dövmek. Büfe. Boğuşmak. Yumruklamak.

Contempt : Hürmetsizlik. Nefret. Hor görmek. Küçümsemek. Hakir görme. Teessüf. Ayıp. Aşağısama. Mahkemeye itaatsizlik.

Defamations : Bühtan. Karalama. İftira. Kara çalma. Aşağılama. Karacılık. Tahkir. Lekeleme. İftira atma.

Boxes : Kutu. Kutu veya sandık dolusu. Loca. Kutular. Televizyon. Jüri bölmesi. At arabacısı yeri. Malın dış etkilerden dokunca görmesini önleyen kaplar. Teyp veya radyo. Yumruk.

Wiper : Silecek. Kontak kolu. Kazıma aleti. Perdahlayıcı. Silici. Temizlik malzemesi. Dirsekli makara. Cam sileceği. Kafa bulma.

Cuffing : Paça. Kolluk. Yen. Şamar atmak. Bir sınırın etrafında, onu çepeçevre saran manşet benzeri bir yapının oluşması. Yumruk. Manşet.

Spatted : Ağız kavgası etmek. Atışmak. Tartışma. Dalaşmak. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Münakaşa. Ağız dalaşı. Yumurta bırakmak (istridye). Kısa tozluk.

Cuss word : Küfür. Küfürlü konuşma.

Slap in the face synonyms : contumely, knuckle sandwich, defamation, aspersion, affront, cuff, catch, catches, buffeted, sock, wipers, socked, spats, hotfoot, smack, affronting, smacks, buffets, contumelies, cussword, spat, caught, contempts, smack in the face, affronts, slap, socking, cusswords.