Slap on the back türkçesi Slap on the back nedir

Slap on the back ingilizcede ne demek, Slap on the back nerede nasıl kullanılır?

Slap : Doğruca. Çıkışmak. Suratına gelmek. Küt diye. Tokat vurmak. Şamar atmak. Çatmak. Vurmak. El ile vurmak.

On : Giyilmiş. Olmakta olan. Çakırkeyif. Hazır. Devrede. Yanmak. Üzerinde. De. Esnasında. E doğru.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Back : Geriye. Art. Geride. Ayak arkası. Sırt. Arka. Arka çıkmak. Alt tahta. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Geçmişe.

Get a slap on the wrist : Azar işitmek. Fiske yemek. Zılgıtı yemek.

Slap on : İlave etmek. Çarptırmak. Eklemek. Bir şeyi gürültülü bir şekilde (bir yere) koyuvermek.

At the back : Arkada. Geride.

Pat on the back : Tebrik etmek. Sırt sıvazlama. Sırtını sıvazlamak.

Arch the back : Kamburunu çıkarmak.

İngilizce Slap on the back Türkçe anlamı, Slap on the back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slap on the back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Brag : Böbürlenmek. Cart curt ötmek. Avurt zavurt etmek. Tafra satmak. Palavra atmak. Övünmek. Yüksekten atmak. Atıp tutmak.

Dare : Hodri meydan demek. Zorlamak. Cesaret etmek. Yürekli olma. Kafa tutmak (argo terim). Yeltenmek. Kalkışmak. Meydan okuma. Riske girmek. Cüret etmek.

Extol : Yere göğe koyamamak. Ululamak. Göklere çıkarmak. Yere göğe sığdıramamak. Yüceltmek.

Comfort : Avuntu. Yatıştırmak. Ferahlatmak. Rahatlık. Destek. Avutmak. Yardım. Konfor sağlamak. Konfor.

Eulogises : Sena etmek. Birini övücü konuşmak. Methiye yazmak veya söylemek (ayrıca eulogize). Sitayişle bahsetmek.

Dares : Kalkışmak. Riske girmek. Kafa tutmak. Cüret etmek. Meydan okumak. Yeltenmek. Cesaret etmek. Kafa tutmak (argo terim). Hodri meydan demek.

Extoll : Yere göğe koyamamak. Göklere çıkarmak. Ululamak. Yüceltmek. Yere göğe sığdıramamak.

Commended : Emanet edilmiş. Saygılarını sunmak. Övülmüş. Emanet etmek. Tavsiye etmek.

Encouraged : Teşci edilmiş. Yüreklendirilmiş. Cesaret verilmiş. Özendirmek. Desteklemek. Yüz verilmiş. Teşvik etmek. Himaye edilmiş. Özendirilmiş.

Extolled : Övülmüş. Yüceltilmiş.

Slap on the back synonyms : encourage, hearten, boosts, cheerlead, comforted, exalt, eulogizing, accord praise, encourages, cheer, extolls, boosted, celebrate, bolster, extolling, commends, boost, brags, egg on, celebrates, exalts, eulogise, acclaims, comforts, eulogizes, eulogized, building up, bolster up, elevates, eulogize, build up, bragged, elevate.