Smack in the face türkçesi Smack in the face nedir

  • Tokat.
  • Şamar.
  • Suratına bir şamar veya tokat gibi inen şey.

Smack in the face ingilizcede ne demek, Smack in the face nerede nasıl kullanılır?

Smack : Şapır şupur. Şapır şapır öpmek. Tokat atmak. El ile vurmak. Tam olarak. Şaplatmak. Şamar atmak. Şapır şapır içmek. Şaplak atmak. Şapır şupur öpmek.

In : Çok moda olan. İçinde. İçine. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Olarak. Gelmiş olan. İç. Da. İçeri doğru yönelen.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Face : Karşı olmak. Göğüs germek. Uzbilimsel olarak iki boyutla gösterilen, bir özdeğin bir evresini öteki evrelerinden ya da başka özdekerden ayıran sınır yüzü. Karşı koymak. Tavır. Göze almak. Görünüş. Sıvamak. Yüz ifadesi. Karşı karşıya gelmek.

In the face of : Dikkate alarak. Huzurunda. Yüzüne karşı. Karşında. Karşısında. Rağmen.

Bang in the face : Suratının ortasına. Tam yüzüne.

Become red in the face : Yüzü kızarmış hale gelmek. Yüzü kızarmak.

Blue in the face : Çok kızdırılmış. Çileden çıkarılmış. Çok kızgın.

Black in the face : Sinirinden morarmış. Yüzü mosmor olmuş.

 

İngilizce Smack in the face Türkçe anlamı, Smack in the face eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smack in the face ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knuckle sandwich : Yumruk. Ağıza doğru vurma veya yumruk atma. Dişlere yumruk atma (örn.: beni rahatsız etmeyi bırakmanı rica ettim, tokat atmamı mı istiyorsun?).

Wipers : Silici. Kafa bulma. Sille. Dalga geçme. Dirsekli makara. Temizlik malzemesi. Kontak kolu. Kazıma aleti. Silecek.

Boxes : Şimşir (botanik terimi). Kompartıman. Teyp veya radyo. Malın dış etkilerden dokunca görmesini önleyen kaplar. Sandık. Jüri bölmesi. Televizyon. Yumruk.

Slap : Kabaca çarpmak. Bas gitarda, genellikle çekiçleme, salma ve kaydırma eşliğinde icra edilen, telleri tınlatan elin baş parmak ekleminin yanıyla bir tele hızlıca vurulması ve çoğunlukla bu hareketin ardından patlatma uygulanması yöntemi. Şaplak atmak. Çatmak. Şaplak vurmak. Azarlamak. El ile vurmak. Vurmak. Sille atmak.

Smacks : Şapır şupur öpüş. Tokat atmak. Tek direkli balıkçı teknesi. Şapır şupur öpmek. Tutam (tuz vb.). Lezzet. Şaplak atmak. Şap. Tokatlamak. Şapır şapır öpmek.

Wiper : Sille. Silecek. Cam sileceği. Dalga geçme. Temizlik malzemesi. Kontak kolu. Perdahlayıcı. Silici. Kazıma aleti.

Spatted : Kısa tozluk. Münakaşa. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Ağız kavgası etmek. Yumurta bırakmak (istridye). Tartışma. Dalaşmak. Sıcak tartışma. Atışmak.

Slap in the face : Tokat atmak. Hakaret.

Spat : Münakaşa. Ağız dalaşı. Dalaşmak. Ağız kavgası. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Tartışma. Sıcak tartışma. Ağız dalaşı yapmak. Yumurta bırakmak (istridye).

Cuff : Şamar atmak. Manşet. Kol ağzı. Kelepçe. Paça. Kolluk. Sille. Yen.

Smack in the face synonyms : sock, socking, cuffing, spats.