Smell the lamp türkçesi Smell the lamp nedir

Smell the lamp ingilizcede ne demek, Smell the lamp nerede nasıl kullanılır?

Smell : Eser. Koku vermek. Kokusunu almak. Kokusunda olmak. -in kokusunu almak. Koku. Kokuşmak. Koklamak. -in kokusunu duymak. Kokmak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Lamp : Çırağ. Işık. Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır). Far. Fener. Lamba. Kandil. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işıtaç. Ampul.

Wake up and smell the coffee : Uyan da balığa çıkalım. Uyan da kahveyi kokla. Uyan sabah oldu. Uyan da balığa gidelim. Durumun aslını gör. Gerçekle yüzleş. Gerçekleri gör.

Smell of the lamp : Üzerinde çok emek sarfedilmiş olduğu belli olan. Üzerinde çok kafa yorulmuş olduğu belli olan.

İngilizce Smell the lamp Türkçe anlamı, Smell the lamp eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Smell the lamp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wake : Uyanmak. Dümen suyu. Yıllık tatil. Geminin suda bıraktığı iz. Canlandırmak. Kaldırmak. Körüklemek. Gemi izi. Canlanmak. Uyanık kalmak.

Woke : Uyanık. Gözünü açmak. Uyanmak. Körüklemek. Uyandırmak. Canlanmak. Ölünün başında beklemek. Canlandırmak. Anlamasını sağlamak.

Lucubrates : Emek vermek. Sabaha veya geç vakte kadar çalışmak. Geç vakte kadar çalışmak.

Crashed : Çarpmak. Davetsiz olarak gitmek. İflas etmek. Parçalanmak. Gürültüyle düşmek. Batmak. Düşmek. Kırılmak. Gürültü etmek.

Stay awake till morning : Sabahı bulmak.

Crash : Düşmek (kaza sonucu). Çarpışmak. Gürültüyle düşmek. Davetsiz olarak gitmek. İflas bayrağını çekmek. Çarpma etmeni. Gürlemek. Düşmek. Büyük bir gürültü yapmak. Parçalanmak.

Crashes : Hızla iflas etmek (işyeri). Çarpmak. Büyük bir gürültü yapmak. İflas etmek. Gürlemek. Düşmek (kaza sonucu). Çarpışmak. Gürültüyle düşmek. Gürültüyle çarpmak.

Wakes : Kaldırmak. Rüzgar çıkması. Ölünün başında beklemek. Yıllık tatil. Sabahlama. Gözünü açmak. Uyanık kalmak. Ölüyü bekleme. Körüklemek.

Lucubrate : Geç vakte kadar çalışmak. Sabaha veya geç vakte kadar çalışmak. Emek vermek.

Smell the lamp synonyms : be up all night, sit up all night, lucubrating, woken, lucubrated, stay up all night.