Social accounting matrix türkçesi Social accounting matrix nedir

  • Sosyal hesaplar matrisi.
  • Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Social accounting matrix ingilizcede ne demek, Social accounting matrix nerede nasıl kullanılır?

Social : Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Arkadaş canlısı. Girgin. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Parti. Toplu halde yaşayan. Toplum içinde yaşayan. Sokulgan. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı.

Accounting : Hesap vererek. İşletmelerin iktisadi etkinlikleri sonucu ortaya çıkan, varlıkları ve yükümlülükleri üzerinde değişme yaratan mali nitelikli işlemlere ilişkin bilgileri kaydetme, sınıflandırma, özetleme, çözümleme ve yorumlama ilke ve yöntemleri. Hesap tutma. Sayma. Sayışmanlık el betiği. Hesap verme. Mahsup. Saymanlık. Muhasebesel. Muhasebe.

Matrix : Dikdörtgen biçiminde yatık, dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi. Dölyatağı. Technicolor işleminde renkli filmlerin basımında kullanılan kalıp. Düzey. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi. Kaide. Matriks. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rahim. Dişi kalıp.

 

Social accounting : Sosyal muhasebe. Sosyal hesaplar. Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi.

Social accounting system : Sosyal hesaplara dayalı sistem. Sosyal hesaplar sistemi.

İngilizce Social accounting matrix Türkçe anlamı, Social accounting matrix eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social accounting matrix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Social accounting matrix synonyms : abnormal budget expenditures, social accounts matrix, a pass through certificate, abnormal budget, abnormal budget receipts, a shift in supply, a change in demand.