Social discount rate türkçesi Social discount rate nedir

  • Toplumsal iskonto oranı.
  • Yatırımların iktisadi ömrü boyunca sağlayacakları net sosyal faydanın bugünkü değerini yatırım maliyetine eşitleyen oran.
  • Sosyal iskonto oranı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Social discount rate ingilizcede ne demek, Social discount rate nerede nasıl kullanılır?

Social : Toplumcul. Toplantı. Parti. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Sokulgan. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Toplumsal. Arkadaş canlısı.

Discount : Ederlerde yapılan düşürme. tecimsel belgitleri kırarak üremleri ve belirli bazı giderleri düşüldükten sonra geri kalanını öneli gelmeden ödeme. belgitin saymaca değeri üzerinden yapılan indirim. devlete ya da bir ortaklığa ilişkin borç belgitlerinin üzerlerinde yazılı değerleri genel satak değerinden yüksek ise aradaki fark. reklam, duyuru parasının peşin olarak ödenmesi. Saycalı satışlarda alıcının mal parasını önelinden önce ödemeyi kabullenmesinden, alıcıya ön ödemede bulunulduğu için belirli bir oran üzerinden yapılan indirim. Kısa kesme. Kırdırım. İkram etmek. İskonto yapmak. Tenzilat. İskonto. İndirim. Kırdırma işlemi.

 

Rate : Göreli hız. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Sayılmak. Bk. vergi oranı. Kur. Oran. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değer biçmek. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Sınıflandırmak.

Social discountor time preference rate : Toplumsal iskonto oranı. Yatırımların iktisadi ömrü boyunca sağlayacakları net sosyal faydanın bugünkü değerini yatırım maliyetine eşitleyen oran.

Discount rate : İskonto haddi. Gelecekteki bir nakit akımını bugünkü değere indirgenirken uygulanan oran. bir mal veya hizmetin fiyatında yapılan indirmenin oranı. İndirme oranı. İndirim haddi. Merkez bankasının tasarruf bankalarına açtığı kredilere uyguladığı ıskonto oranı. İndirim yüzdesi. Kırdırma ve ikinci kırdırım işlemlerine uygulanan faiz oranı. Kırdırma oranı. İndirim oranı. İskonto oranı.

Discount rates : Senedin erken tarihte ödenmesi karşılığında senet sahibinin ödediği ücret. İndirim oranı. İndirim oranları. İskonto oranı.

İngilizce Social discount rate Türkçe anlamı, Social discount rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social discount rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Social discount rate synonyms : abolition of forced labour convention, ability to pay approach, a change in individual demand, a shift in individual demand, a change in demand, social discountor time preference rate, a type mutual funds.