Social organization türkçesi Social organization nedir
- Sosyal örgüt.
- Toplumsal örgüt.
- Sosyal organizasyon.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Bir toplumsal kümenin üyeleri ya da bir toplumun kümeleri arasındaki belli görev ve yükümlülükleri dile getiren ilişkiler düzeni.
- Sosyal örgütlenme.
- Temelinde belirli ve karşılıklı birtakım görevlerin yattığı toplumsal ilişkilerin ve etkinliklerin kurumlaşmış düzeni.
Social organization ingilizcede ne demek, Social organization nerede nasıl kullanılır?
Social : Parti. Sokulgan. Girgin. Toplumcul. Toplu halde yaşayan. Toplumsal. Eğlence. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Sosyal. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse).
Organization : Kurum. Bünye. Teşkilat. Teşekkül. Organizasyon. Organizma. Organize etme. Örgüt. Kuruluş.
Social ability : Sosyal yetenek. Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram.
Social abnormality : Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması. Toplumsal düzgüsüzlük.
Social accounting : Sosyal muhasebe. Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi. Sosyal hesaplar.
Social accounting matrix : Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi. Sosyal hesaplar matrisi.
İngilizce Social organization Türkçe anlamı, Social organization eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Social organization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.
Alienation : Uzaklaşma. Yabancı emek. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Devretme. Soğutma. Dengesizlik. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Aralarını açma. Ötekileştirme.
Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumcu davranış. Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış.
Achievement motive : Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Hısımlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık. Soydaşlık.
Affection : Hastalık. Şefkat. Meyil. Eğilim. Duygusal yakınlık. Sevgi. Etkileme. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Alaka.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Abilities : İktidar. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Güç. Yetenek. Yeterlik. Kabiliyet. Yetenekler.
Acculturation : Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel etkileşim. Kültürleşme. Kültür etkileşimleri. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürlenme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.
Social organization synonyms : age distribution, age group, aesthetical ideal, agression, acclimatation, aesthetic.

Bu kısımda Social organization kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Social organization ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Social organization anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Social organization ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.