Sokma nedir, Sokma ne demek

  • Sokmak işi

"Sokma" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İnsanlar dünyayı ayrı ayrı zaviyelerden gördükleri gibi onu gönüllerinin arzu ettiği bir şekle sokmaya da çalışırlar." - M. Kaplan

Yerel Türkçe anlamı:

Bağ budanırken uzunca bırakılan ucu toprağa sokulan çubuk.

Sokma tanımı, anlamı:

Sokmak : İçine veya arasına girmesini sağlamak. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Belli etmeden kötü bir malı vermek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak.

Sokman : Bir çeşit uzun konçlu çizme.

Arı gibi sokmak : İğnelemek, acı söz söylemek.

Beni sokmayan yılan bin yaşasın : Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

Burnunu sokmak : Gerekmeden her işe karışmak.

Cendereye sokmak : Manevi baskı altına almak.

Çıkmaza sokmak : Bir işi, bir durumu çözümlenemez, güç bir duruma getirmek.

Çivi sokmak : Bir işin olmasında engel, güçlük çıkarmak.

Çomak sokmak : Bir işi aksatan, engelleyen davranışta bulunmak.

Dertsiz başını derde sokmak : Bir derdi yokken gereksiz yere üzüntü veren bir işe girişmek.

 

Deve kuşu gibi başını kuma sokmak : Bir tehlike, bir olay karşısında yararlı olmayacağı apaçık ortada olan kaçamak bir yola sapmak. tehlikeyi görmek istememek. başkalarını aldattığını sanarak kendisini aldatmak.

Devreye sokmak : İşin içine girdirmek, karıştırmak.

Diliyle sokmak : Bir kimseye ağır ve kırıcı sözler söylemek.

Elini arı kovanına sokmak : Elini taşın altına koymak.

Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak : Hiçbir iş yapmamak.

Felfelek sokmak : Birini kuşkuya düşürmek.

Fitne sokmak : Ara bozmak, insanları birbirine katmak.

Gözüne sokmak : Bir kimsenin görmediği veya bulamadığı bir şeyi, ona sert bir tavırla göstermek.

Günaha sokmak : Günah işlemesine yol açmak.

Her deliğe elini sokma ya yılan çıkar ya çıyan : "sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma" anlamında kullanılan bir söz.

İki ayağını bir pabuca sokmak : Birini bir işi hemen yapması için çok sıkıştırmak.

İşkenceye sokmak : Maddi veya manevi sıkıntı vermek, zora sokmak.

İtin götüne sokmak : Rezil etmek.

Kafasını sokmak : Barınabilecek bir yere yerleşmek, başını sokmak.

Kundak sokmak : Ara bozacak bir söz söylemek veya böyle bir davranışta bulunmak. yangın çıkarmak için bir yere tutuşmuş yağlı bez parçası koymak.

Meraka sokmak : Meraklandırmak.

Nifak sokmak : Ara açmak, bozgunculuk yapmak.

Örtüye sokmak : Örtünmesini sağlamak.

Şekle sokmak : Uygun bir biçime girmesini sağlamak. herhangi bir biçimde sonuca ulaştırmak.

Strese sokmak : Gerilime, sıkıntıya sokmak.

Tekere çomak sokmak : Birinin yolunda giden işini aksatan, engelleyen davranışta bulunmak.

 

Yılan gibi sokmak : Bir kimseye sinsice kötülük etmek.

Zahmete sokmak : Birine yorgunluk vermek veya masraf ettirmek.

Zarara sokmak : Zarar vermek.

Sokma ile ilgili Cümleler

  • Birinin başını belaya sokmak istemiyorum?
  • Ali bir akrep sokmasından öldü.
  • Jale bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.
  • Ali yine başını belaya sokmak istemiyor.
  • Ali yılan sokması nedeniyle öldü.
  • Başını belaya sokmak istemiyorum.
  • Lütfen papağana yem ver, şarap kadehini başka yere sokma hayatım.

Diğer dillerde Sokma anlamı nedir?

İngilizce'de Sokma ne demek? : n. sticking in, insertion, obtrusion, stinging, biting

Fransızca'da Sokma : insertion [la], enfoncement [le], insinuation [la], introduction [la]

Almanca'da Sokma : n. Biss, Einführung, Einstich, Stich

Rusça'da Sokma : n. затыкание (N), введение (N), ввод (M), загон (M), приведение (N), укус (M)

adj. всунутый