Solenoidal türkçesi Solenoidal nedir

  • Solenoit yapı.
  • Dna'nın nükleozom üzerinde ve tekrar kendi üzerinde kıvrılması ile oluşan çok sarmallı yapı. solenoid yapı.
  • Sarmal bobin gibi hareket eden.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İçinden bir elektrik akımı geçtiğinde manyetik bir alan yaratan iletken ile ilgili (elektrik).

Solenoidal ingilizcede ne demek, Solenoidal nerede nasıl kullanılır?

Solenoid brake : Solenoit fren. Elektromanyetik fren.

Solenoid magnet : Dolanaç. Dolanaçlı mıknatıs.

Solenoid switch : Çekimli çevirgeç. Elektrik akımının oluşturduğu çekim gücüyle bir elektrik çevrimini yöneten çevirgeç. Elektromanyetik elektrik düğmesi. Solenoid şalter. Marş solenoidi otomatiği. Manyetik anahtar. Selenoid anahtar.

Solenoid valve : Selenoit. Solenoit valf. Selenoid valf. Elektronik valf. Solenoid valf. Elektromanyetik valf. Selenoid vana. Elektromanyetik supap. Manyetik valf. Manyetik bir makara yardımıyla açılıp kapanan vana.

Solenoid : Selenoid. Sarmak bobbin. Helezonik. Sarmal bobin. Mıknatıslı bobin. Yalıtılmış iletken teli yuvaksal bir yüzey üzerine bir ya da çok katlı sararak elde edilen uzun makara, anlamdaş akım sarmalı. Solenoit. Sarmal. Solenoit şalter.

Solenophage : Solenofaj. Kanla beslenen eklem bacaklılara verilen ad.

Solenodons : Sivri burunlu tanrekgiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, iri vücutlu, gece faal olan türleri içine alan bir familya.

 

Solenoglyphys teeth : Solenoglif diş. Bazı yılanlarda arkaya doğru yatık olan zehir dişleri.

Solenocyte : Solenosit. Bazı solucanlarda ve amfiyoksüslerde bulunan ve nefridyumlara bağlı olan kamçılı ve topuz biçimindeki özel hücreler. Bazı solucanlarda ve amfiyoksüs'de bulunan ve nefridyumlara bağlı olan kamçılı ve topuz biçimindeki özel hücreler.

Solenodon : Sivri burunlu tanrek. Böcekçiller (ınsectivora) takımının, sivri burunlu tanrekgiller (solenodontidae) familyasından, 34 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, başı ve ağzı çok uzamış, kuyruğu uzun ve pullu, haiti'de yaşayan bir tür.

İngilizce Solenoidal Türkçe anlamı, Solenoidal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solenoidal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coil : Bukle yapmak. Roda. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Sarılmak. Kangal haline gelmek. Kangallamak. Dolamak. Kangal. Dolanmak. Gebeliği önleyici alet.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Magnet : Elektrikli mıknatıs. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Komşu cisimde bir mıknatıslı alan oluşturan cisim. Bir elektrik akımı üzerinde kuvvet etkisi ile kendini belli eden ve demir mıknatıssal tozları çekebilen demir ya da çelik nesne. Demirkapan. Mıknatıs.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Solenoidal synonyms : myaceae, family solenidae, ensis, genus ensis, order myaceae, aardvarks, aardwolf, aardvark, abiotic environment, mollusk family, a protein, a cells, a chromosome, abambulacral area.