Sonucu nedir, Sonucu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sonunda, sonra.

Teknik terim anlamı:

Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Sonucu ile ilgili Cümleler

  • Araba kazası sonucunda şoför ciddi şekilde yaralanırken yolcu da öldü.
  • Sınavlarımın sonucu beklediğim gibi olmadı.
  • Sonucu bilmekten memnun oldu.
  • Sonucunu öğrenmek için sabırsızlanıyor.
  • Biz muayenenin sonucunu alana kadar bekleyin lütfen.
  • Sonucun hesabını vermek zorundasın.
  • Çevre kirliliğinin bir sonucu olarak gölde hiç bir yaşam formu mevcut değil.
  • Soruşturma bir kaza sonucu ölüm olarak geri döndü.
  • Çarpışma sonucunda yolculardan birisi fırladı.
  • Seçim sonucu yarın ilan edilecek.
  • Pasifik'teki düşük rakımlı bazı ada ülkelerinin, deniz seviyesinin küresel ısınma sonucu yükselmesiyle yok olmasından korkuluyor.
  • Onun başarısı, onun çabalarının sonucudur.
  • Ali elektrik çarpması sonucu öldü.

Sonucu tanımı, anlamı

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar

Kütüğe yazımın olumlu sonucu : Kütüğe yazılmış hakkın, maddi hukuk yönünden de geçerli bir hak sayılması.

Kütüğe yazımın olumsuz sonucu : Hakkın geçerli olarak kazanılması için, kütüğe yazımın gerekmesi.

Sonucu izleme bölümü : Öğrencilerin gelişmelerinde ve yeni durumlara uymalarında kılavuzluk etkinliklerinin ne ölçüde etkili olabildiğini saptamakla görevli olup genel olarak okulu bitirenler üzerinde araştırma ve değerlendirme çalışmaları yapan kılavuzluk bölümü.

 

Sonucun çıkmaması : Sonucu, görünüşte bile öncüllerinden çıkmayan çıkarım.

Sonucun öncülü : G formülü, F1, F2, ..., Fn formüllerinin bir mantıksal sonucu ise F1, F2, ..., Fn‘lerin her birine G için bir öncül denir.

Yapım sonucu : Bulgudan elde edilmesi gereken ürün.

Sonunda : En son zamanda, nihayetinde.

Nihayet : Son. (ni'ha:yet) Sonunda. -den başka bir şey değil.

Netice : Sonuç.

Akıbet : Bir iş veya durumun sonu, sonuç. Sonunda, önünde sonunda.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Son : Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

Diğer dillerde Sonu vurgulu anlamı nedir?

Fransızca'da Sonu vurgulu nedir ? : oxyton