Sorun nedir, Sorun ne demek

"Sorun" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Türkiye'ye gölge oyununun ne zaman ve nasıl girdiği sorunu üzerine çeşitli yorumlar bulunmaktadır." - M. And

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum.

Çözümü, yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum.

Felsefi anlamı:

Çözümsüz kalan kuramsal ya da kılgılı her türlü güçlük.

(Yun. problema < pro = öne, ballein = atmak) :

Bilimsel yöntemlerle çözülmek üzere ortaya atılan soru.

Hukuki terim anlamı:

mes'ele.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Yapılacak bir işlemi ya da oluşturulacak bir kuruluşu gerektiren önerme, Anlamdaş. çözgü.

Çözümü istenen soru. Anlamdaş. çözgü.

İngilizce'de Sorun ne demek? Sorun ingilizcesi nedir?:

problem

Sorun anlamı, kısaca tanımı:

Problem : Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

Sorun çıkarmak : Üzüntü verecek veya içinden güç çıkılır bir durum yaratmak.

Sorun etmek : Dert etmek.

Sorun olmak : Dert olmak.

 

Beslenme sorunu : Eğitim yetersizliği, ekonomik güçlükler, gıda üretimi ve dağıtımı, teknolojisindeki düzensizlikler sebebiyle ortaya çıkan olumsuz durum.

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

Sorunlu : Sorunu olan, meseleli, problemli.

Sorunsal : Çözümü belli olmayan. Doğru olma ihtimali bulunmakla birlikte, şüphe uyandıran, kesin olmayan, problematik.

Sorunsuz : Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.

Sorunsuzluk : Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

Araştırı : Araştırma.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Çözüm : Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Mesele : Problem. Güç iş. Sorun.

Sıkıntı : Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Sorun, mesele, sendrom, problem. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Bulunmama durumu. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet.

Dert : Üzüntü. Ağrı. Hastalık. Sorun, kaygı. Ur.

Sorun çözme : Yeni olay ya da durumlar karşısında var olan ilişkileri ortaya çıkarma, yeni ilişkiler kurma ve güdülen amaca göre belli bir sonuç elde etme işi. Karmaşık bir durumla karşılaşan bireyin, bu durumun üstesinden gelip amaca ulaşabilmesi için göstermesi gereken girişim ve ansal bileştirme yeteneği.

Sorun çözme yeteneği : Sorunların çözümünde söz konusu olabilecek olanaklar arasında amaca ulaşmakta en etkili olanları seçme yeteneği.

Sorun çözme yöntemi : Sorunu anlama ve tanımlama, varsayımsal bir çözüm biçimi tasarlama, bu çözüm biçimini doyurucu kanıtlar buluncaya değin deneme gibi etkinlikleri kapsayan düşünme ve uygulama yolu.

Sorun çözümü : İstenilen ereğe varabilmek için etkili ve yararlı olan araç ve davranışları türlü olanaklar arasından seçme ve kullanma.

Sorun kutusu : Deneysel ruhbilimde kullanılan Skinner kutusu gibi, denek hayvanının sürgü ve benzeri şeyleri açmasını başarınca ödül elde ettiği bir kutu ya da kafes.

Sorun oyunu : Çözümlenmesi gereken (bireysel ya da toplumsal) sorunları konu edinen oyun.

Sorun tanımı : Bilgi işlemde, bir sorun'un çözüm yöntemi, yordamlar, algoritmalar ve yararlı her türlü başka bilgiyi de içerebilen anlatımı.

Sorun tarama listesi : Bir okulda okuyan öğrencilerin karşılaştığı en önemli sorunların saptanması için düzenlenen, bu konuda bilgi derlemeye yarayan liste.

Soruna yönelik dil : Kullanılan bilgi işlem donanımından olabildiğince bağımsız olup, belirli bir sorun kümesinin çözümünde olabildiğince kullanışlı, çözümü belgelemede olabildiğince okunaklı, sorun alanının uzmanlarınca kolay öğrenilir nitelikte, yüksek düzeyli izlenceleme dili.

Sorunca : Sorgu. Sual, sorgu.

Sorun ile ilgili Cümleler

  • Sorun!
  • Babalar sorun değildirler.
  • Tom'la sorunun tam olarak neydi?
  • Sorun beni ilgilendirmez.
  • Sorun, benim hiç paramın olmayışıdır.
  • O, başlangıçta yeni evine alışmakta sorun yaşadı.
  • Sorun askıda bırakıldı.
  • Biz daha önce asla bu sorunu yaşamadık.
  • Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.
  • Dünya çapında bir sorun.
  • Tom'un güvenilirlik sorunları var.
  • Sorun aramaktan vazgeç, Tom.
  • Sorun ben değilim.
  • Sorun arabamızı nereye park etmemiz gerektiğidir.

Diğer dillerde Sorun anlamı nedir?

İngilizce'de Sorun ne demek? : n. problem, difficulty, trouble, question, issue, case, cause, funeral, grievance, hangup, hurdle, ill, knot, lookout, packet, proposition

n. sir

Fransızca'da Sorun : problème [le], affaire [la], question [la], chose [la], ennui [le], problématique [la]

Almanca'da Sorun : n. Gegenstand, Sache, Sorge

Rusça'da Sorun : n. вопрос (M), проблема (F)