Southern blotting türkçesi Southern blotting nedir

  • İstenilen dna parçasını agaroz jelde ayırarak bir nitroselüloz filtreye taşınması ve radyoaktif işaretlenmiş dna ya da rna probuyla melezlenmesi tekniği.
  • Southern lekeleme tekniği.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Southern blotting ingilizcede ne demek, Southern blotting nerede nasıl kullanılır?

Southern : Güneye ait. Güney. Güneyli.

Blotting : Lekeleme. Silme. Blotlama. Karartma. Yok etme. Elimine etme. Eleme. Lektriksel ortamda jel üzerinde göç ettirilen ve fraksiyonlarına ayrılan protein veya nükleik asitlerin bir destek tabakaya aktarıldıktan sonra özgül olarak belirlenmes. Bir hibridizasyon tekniği. Ortadan kaldırma.

Southern accent : Güney veya güneyli aksanı.

Southern blot : Soutern blot. Elektroforez edilen dna’nın nitroselüllöz tabaka gibi bir transfer ortama aktarılması ve burada işaretli belirteçlerle gösterilmesi işlemi.

Southern common market : Güney amerika ortak pazarı. Arjantin, brezilya, paraguay ve uruguay’ın 1991 yılında imzaladıkları anlaşmayla oluşturulan ve 1995 yılında işlemeye başlayan, daha sonra şili, bolivya ve venezüella’nın katılımıyla genişleyen ortak pazar.

Southern cross : Güneyhaçı (astronomi terimi). Yalnızca güney yarıküreden görülebilen ve haç biçimini andıran burç. Güney haçı.

 

İngilizce Southern blotting Türkçe anlamı, Southern blotting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Southern blotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza. Akasya. Salkım ağacı.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Southern blotting synonyms : abacus bodies, aardvark, abiotic environment, a site, abductor muscle, aardwolf.