Soyluluk sistemi nedir, Soyluluk sistemi ne demek

Soyluluk sistemi; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Ayrıcalığını genellikle soydan alan bir sosyal sınıfın yönetime egemen olduğu sistem.

Soyluluk sistemi anlamı, kısaca tanımı

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem

Soylu : Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil, kerim. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan. İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil. Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.).

Soyluluk : Soylu olma durumu, asillik, asilzadelik, zadegânlık, asalet, asaletlilik, necabet.

Sosyal sınıf : Sosyal tabaka.

Ayrıcalı : Ayrık.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Soydan : Soylu bir aileden gelen, soylu. Şanlıurfa şehri, Karacadağ nahiyesine bağlı bir yer.

Egemen : Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

Yöneti : Yönetme işi.

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Sosyal : Toplumsal.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

 

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Gene : Yine.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Diğer dillerde Soyluluk sistemi anlamı nedir?

İngilizce'de Soyluluk sistemi ne demek ? : aristocracy