Spansule türkçesi Spansule nedir

  • Katmanlı kapsül.

Spansule ingilizcede ne demek, Spansule nerede nasıl kullanılır?

Spans : Arabaya koşmak. İçermek. Uzatmak. Kapsamak. Üzerine köprü kurmak. Germek. Karışlamak. Sıkıca bağlamak. Karışla ölçmek.

Lifespans : Ömür. Yaşam süresi. Bir hayvanın veya bitkinin yaşaması beklenen yıllar sayısı.

Wingspans : Kanat genişliği. Kanat açıklığı. Kanat boyu. Uçağın iki kanadının uçları arasındaki mesafe.

Span error : Erim hatası.

Span new : Son moda. Tamamen yeni. Gıcır gıcır. El değmemiş. Yepyeni.

Wing span : Kenar açıklığı. Genişçe açtığında bir kuşun kanatları arasındaki mesafe. Kanat açıklığı. Kenar açıklık.

Attention span : Dikkat süresi. Dikkat aralığı. Dikkat genişliği.

Clear span : Temiz açıklık. Serbest açıklık.

Span roof : Balık sırtı çatı. Balıksırtı çatı. Beşik çatı.

Spick and span : Yepyeni. Taptaze. Gıcır gıcır. İki dirhem bir çekirdek. Tertemiz. Çok şık.

İngilizce Spansule Türkçe anlamı, Spansule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spansule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diamante : Bir kumaş veya giysi parçasına dikilen küçük ve parlak süs (suni elmas veya parlak pul). Pırıltılı. Elmaslı. Bu süslerle kaplı kumaş.

 

Gleam : Pırıltı. Parıldamak. Pırıldamak. Parıltı. Işık. Işımak. Işın yaymak. Işıldamak. Parlaklaşmak. Parıtlı.

Glisten : Işıldamak. Pırıltı. Kesik kesik parlamak. Parlamak. Pırıldamak. Parlama. Parıldamak. Parıltı. Kıvılcım.

Sequin : Pul. Pul (süs). Altın para (süs). Payet. Venedik altını.

Shine : Parlatma. Çevirmek (bir ışığı bir yere). Parıldamak. Parlaklık. Işıldamak. Parıltı. Cilalamak. Kendini göstermek. Cila. Parlamak.

Glint : Parıltı. Parıldamak. Kıvılcım saçmak. Fırlamak. Işıltı. Parlamak. Pırıldamak. Pırıltı. Işıldamak. Ani parlayan ışık.

Glitter : Pırıltı. Göze çarpmak. Parıltı. Parlamak. Işıldamak. Göz almak. Işıltı. Parıldamak. Pırıldamak. Parlaklık.

Adornment : Güzelleştirme. Ziynet. Bezek. Donatma. Dekor. Donama. Bezeme. Takı. Süsleme. Süs.