Spare no effort türkçesi Spare no effort nedir

  • Çok çalıştı.
  • Tüm yolları denemek.
  • Çok gayret gösterdi.
  • Elinden geleni yapmak.
  • Elinden geleni ardına koymadı.
  • Tüm enerjisini kullandı.
  • Çok çaba sarf etti.

Spare no effort ingilizcede ne demek, Spare no effort nerede nasıl kullanılır?

Spare : Boş. Esirgemek. Yedek. Serbest. Zayıf. Kıt. Fazla. Söylememek (tatsız bir şeyi). Ayırmak. Kıymamak.

No : Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü. Çerçeve dizi ışıkları. Aleyhte oy. Yok. Olumsuz oy. Ret. Hayır. Hiçbir. Yok yanıtı. Artık değil.

Effort : Emek. Uğraşma. Girişim. Güç. Çabalama. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Ceht. Deneme. Eser.

Spare no expense : Masraftan kaçmamak. Paradan kısmamak. Hiçbir masraftan kaçınmamak. Masraftan kaçınmamak. Paraya kıymak.

Spare no expenses : Paradan kısmamak. Masraftan kaçmamak. Hiçbir masraftan kaçınmamak. Masraftan kaçmadan. Paraya kıymak. Masraftan kaçınmamak.

Spare no pains : Zahmet etmemek.

İngilizce Spare no effort Türkçe anlamı, Spare no effort eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spare no effort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Made every effort : Her türlü çabayı sarfetmek.

 

Fall over backwards : Üzerine düşmek. Çok hevesli olmak. Çırpınmak. Can atmak. Çok istekli olmak. Varını yoğunu ortaya koymak. İyiliği için çalışmak. Sevinçten dört köşe olmak. Kıçını yırtmak.

Make every effort : Her türlü çabayı sarfetmek.

Work hard : Çok yoğun çalışmak. Emek çekmek. Uğraşmak. Didinmek. Sıkı çalışmak. Harıl harıl çalışmak. Yoğun çalışmak.

Go all out : Canını dişine takmak. Elden gelen her şeyi yapmak. Her yolu denemek. Bütün gücünü kullanmak.

Bend over backwards : Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Varını yoğunu ortaya koymak. Çok çaba harcamak. Elinden geleni yapmak (bir şeyin gerçekleştiğinden emin olmak için). Çırpınmak. Daha fazla önlem almak. Çok uğraşmak. Çok hevesli olmak. Aşırı önlem almak. Çok gönüllü olmak.

Make the best of : Azami derecede yararlanmak. En iyi şekilde değerlendirmek. Gerekeni yapmak. Olabildiğince yararlanmak. Sonuna kadar kullanmak. Eldekini en iyi şekilde kullanmak. Birşeyin hakkını vermek. Yapabileceğinin en iyisini yapmak.

Pull out all the stops : Tüm olanakları kullanmak. Var gücüyle çalışmak. Tüm şartları zorlamak. Göbeği çatlamak. Elinden gelen her şeyi yapmak. Tüm olanaklarını seferber etmek.

Worked very hard : Çok emek harcadı. Çok ter döktü. Çok yoğun çalıştı.

Be all out for something : Tüm gücünü kullanmak. Var gücüyle çalışmak.

Spare no effort synonyms : bust a gut, make an all out effort, lean over backwards, worked hard, put oneself out, move heaven and earth, exert oneself to the utmost, make every endeavor, do oneself justice, go the whole hog.