Speak to the point türkçesi Speak to the point nedir

  • Konuya bağlı kalmak.

Speak to the point ingilizcede ne demek, Speak to the point nerede nasıl kullanılır?

Speak : Ses çıkarmak. Haberleşmek. Konuşabilmek. Konuşma yapmak. Düşünceleri iletmek. Bilmek. Çalmak. Tekellüm etmek. Söz söylemek. Göstermek (özellik).

To : E. Kala. Göre. Ya. Kadar. Ye. -mek -mak (mastar). Karşı. E doğru. Arasında.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Point : Sivriltmek. İşaret etmek. Bitirmek. Nokta. Punto. Puan. Ucunu sivriltmek. Çıkmak (çıban vb). Sayı. Fermaya oturmak.

May i speak to the manager : Yönetici ile görüşebilir miyim.

To the point : Beneği vuran. Tam yerinde. Meselenin kalbine kadar. İşareti vuran. Konunun özüne. Tam yerinde isabetli. Dibine kadar. Ucuna kadar. İsabetli. Dip çizgisine kadar.

Came straight to the point : Meselenin kalbine gitme. Dikkatini işe verme. Direk olarak alttaki çizgiye inme.

Be to the point : İsabetli olmak. Yerinde olmak.

Brief but to the point : Kısa ve özlü.